Cemal Atila – Madem “Kürdistan Kürtlerindir”, O Zaman “Türkiye Türklerindir”e Niçin Yıllarca Karşı Çıktık?

 

Madem “Kürdistan Kürtlerindir”, O Zaman “Türkiye Türklerindir”e Niçin Yıllarca Karşı Çıktık?

Birkaç gün önce sevgili Oya Baydar, kendisinden okumaya alışık olmadığımız, buram buram faşizm kokan bir makale kaleme aldı. Baydar, “Kürdistan Kürtlerindir” başlıklı makalesinde özetle, halkların yaşadıkları coğrafyaya adlarını verdiklerini ve bundan gocunulmaması gerektiğini savunuyor.

c_atila

Cemal Atila

Ben şahsen sevgili Oya Baydar’ın yazdıklarını içim burkularak okudum. Yıllarca sosyalizm, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin ön saflarında yer almış, onca şey görmüş geçirmiş bir devrimci olarak, kalkıp Türk milliyetçiliğinin en pespaye ve kanlı sembol söylemlerinden birine sarılması oldukça hazin bir durum. On yıllardır bu coğrafyada halkları perişan eden bir deli gömleğini şimdi de Kürtlere giydirmeye çalışmak sadece saçma değil, ama aynı zamanda tehlikeli ve vicdan yaralayıcı bir tutumdur.

Şunu sormak lazım, “Türkiye Türklerindir” ile sorunumuz neydi? Bu söylem, coğrafyamızda yaşayan onlarca farklı etnik grubu yok sayıp Türkleştirdiği için, bunu faşizan bir tutum olarak görüp reddediyorduk. Ülkemizdeki etnik grupların uğradıkları baskıların bu berbat sloganla nasıl gerekçelendirildiğini hepimiz kişisel acı deneyimlerimizden iyi biliriz. Hal böyleyken, nasıl kalkıp bu düşmanlaştırıcı, bu faşizan söylemin Kürt versiyonunu icat edersiniz? Hiç mi vicdanınız sızlamaz?

“Kürdistan Kürtlerindir” demek, Kürdistan coğrafyasında yaşayan onlarca farklı etnik grubu peşinen yok saymaktır. “Kürdistan Kürtlerindir” demek, geleceğin Kürdistan’ına şimdiden “Ya Sev Ya Terket” faşizminin tohumlarını ekmek demektir. Türkiye’de yıllarca bize kan kusturan bu faşizan söylemden, Kürdistan’da daha insani bir performans beklenemez. Böyle bir söylemi önermekle, geleceğin Kürdistan’ında yürütülecek etnik baskı ve asimilasyona açık çek vermiş oluyorsunuz.

Muhtemelen sevgili Oya Baydar’ın niyeti bu değildir. Baskının ve asimilasyonun hüküm sürdüğü bir Kürdistan tahayyül ettiğini sanmıyorum. Öyleyse bu yazılanların manası nedir?

Son yıllarda şöyle bir sorunumuz olmaya başladı: Kürt davasına duyarlı olan demokrat Türkler, egemen ulusa mensup olma mahcubiyeti olarak tanımlayabileceğimiz bir hastalığa yakalanmış görünüyorlar. Hastalığın tipik bir belirtisi, Kürtlerle aşırı dozda bir empati olarak karşımıza çıkıyor. Ben etrafımda bunun pek çok örneğini görebiliyorum. Bu empati bazı demokrat Türklerin gözlerini öylesine köreltmiş ki, Kürtler hakkında en ufak olumsuz bir şey duymak istemiyorlar. Onlara Kürt toplumu ve Kürt mücadelesi içindeki bariz açmaz ve çarpıklıklardan bahsettiğinizde, olup biteni gerekçelendirmeye, önemsizleştirmeye çalışıyorlar; kısacası durumu bi güzel manipüle ediyorlar.

Bu Türk demokrat-Kürt mazlumu empatisinde kastını aşan bir durum var. Şöyle ki, Kürtlerin kendi içlerinde ve aralarında tartıştıkları gündemler, onlara dışarıdan yapılan önerilerin çok daha ilerisindedir. “Kürdistan Kürtlerindir” diyerek, faşizan bir milliyetçi gömleği giydirmeye çalıştığınız Kürtler, klasik ulusal mücadelenin sınırlarını bir hayli zorlayan düşünce ve teorileri tartışmaktadır.

Kürtler günümüzde, Ermeni ve Nasturi soykırımlarındaki Kürt rolünü teşhis ederek tarihleriyle yüzleşmekte; Kürdistan’daki farklı etnik grupları politik süreçlere nasıl daha fazla dahil edebileceklerini tartışmakta ve en önemlisi de, bağımsız ulus devleti meşru bir hak olarak görmekle beraber, Kürt özgürlük mücadelesinin devlet aygıtına saplanmayıp, konfederal oluşumlara doğru ilerlemesini savunmaktadırlar. Uzaktan bakıldığında, Kürdistan’da sadece militer ve otoriter yapılar görülüyor olabilir. Ancak Kürt düşünce dünyası bunlardan ibaret değildir. Sosyalistlerden liberallere, anarşistlerden derin ekolojistlere uzanan rengarenk bir politik yelpaze söz konusudur. Ve işte milliyetçilik zehrinden mümkün mertebe korunmaya çalışan bir halkın ve hareketin üzerine, siz tutup, “Türkiye Türklerindir” faşizminin Kürt versiyonunu boca ediyorsunuz. Oluşacak tahribatı bir düşünün.

Türk demokratları, Kürt davasıyla kurdukları empatide biraz daha özenli ve dengeli olmalıdır. Köhnemiş söylem ve modelleri Kürtlere önermekle, Kürt davasına herhangi bir katkı yapılmış olmayacaktır. Kürtlerin, özellikle de şu kritik zamanlarda, hem yanlarında olacak hem de gerektiğinde onları acımasızca eleştirecek gerçek dostlara ihtiyacı vardır. Faşizanlığı hiç sorgulanmayan indirgemeci söylemlere değil…

Cemal Atila

www.geoaktif.com

Kaynak: http://www.gelawej.net/index.php/component/content/article/135-politika/11470-2013-07-26-22-55-41.html

Oya Baydar yazısı: http://t24.com.tr/yazi/kurdistan-kurtlerindir/7101

 

3 Yanıtlar Cemal Atila – Madem “Kürdistan Kürtlerindir”, O Zaman “Türkiye Türklerindir”e Niçin Yıllarca Karşı Çıktık?

  1. Newdar 01/08/2013 de 19:15

    Kürt liderlerinin faşit, aynı Türk miliyetçileri gibi ırkçı, kendi içindeki ve komşusu olan kültürlere karşı tahamülsüz, politik entrikacı ve hoşgörüşsüz olduğunu yıllar önce öğrendim!

    Nasıl ve ne zaman öğrendim? „Zazaca´ nın, Zaza yerleşim bölgelerinde resmi dil olması şarttır!“ dediğimde ve onların kinci tepkileriylen karşılaştığım zaman öğrendim!

    Ne zaman öğrendim?
    Alevi olduğumu ve “Aleviliğin, Alevilerin yerleşim bölgelerinde tamamem serbet ve resmi din olması gerekmektedir” dediğimde onların aşırı tahamülsüzlüğü yaşadım.
    Ve Kürt gruplarına bundan ötürü yıllar önce elveda dedim!

    Başka neye şahit oldum? Kürt politikacılarının ve liderlerinin kendilerine yakın olan, VATE dergisini çıkaran, üstelik Kürt olduğunu kabul eden ZAZALARA karşı bile kindar olduğunu gördüm!
    Ve Kürt gruplarına bundan ötürü yıllar önce elveda dedim!

    Praktikde bir TEST:
    Eğer inanmıyorsanız, bu testi siz de yapabilirsiniz! Bu testi Kürt Milliyetçiliğini yapan, ama Kürt olmayan Munzur Çem ve Malmısanıj gibileri de yapabilir!
    1. Praktik hayatda Kürtler arasında üç-dört Zaza mutlu ve kendine güvenli bir şekilde ZAZACA konuşun! Sıradan Kürtlerin değil, politize olmuş ve bağnazlanmış Kürtlerin tavrı ne olur?

    2. ONİKİ İMAM orucunda oruçluyum deyin, onların sofrasında etli,sütlü,yumurtalı yemeği yemeyin ve ben oruçluyum ve bizim oruçlu günlerimizdir değin! Bunların tamahülünü az olsa ölçmüş olursunuz!

    Umut ederim ki sizin tecrübeleriniz başka olsun!

    – See more at: http://dersimnews.com/manset/munzur-cemin-katil-yavuz-selim-hayranligi.html#comment-4614

    Cevapla
  2. Newdar 01/08/2013 de 18:49

    Kürt liderlerinin faşit, aynı Türk miliyetçileri gibi ırkçı, kendi iöindeki ve komşusu olan kültürlere karşı tahamülsüz, Politik entrikacı ve hoşgörüşsüz olduğunu yıllar önce öğrendim!
    Nasıl ve ne zaman öğrendim?
    Zazaca nın Zaza yerleşim bölgelerinde resmi dil olması şarttır dediğimde ve onların kinci tepkileriylen karşılaştığım da gördüm!
    Ne zaman gördüm?
    Alevi olduğumu ve “Aleviliğin, Alevilerin yerleşim bölgelerinde tamamem serbet ve resmi din olması gerekmektedir” dediğimde onların tahamülsüzlüğü yaşadım.
    Ve Kürt gruplarına bundan ötürü yıllar önce elveda dedim!

    Başka neye şahit oldum?
    Kürt politikacılarının ve liderlerinin kendilerine yakın olan, VATE dergisini çıkaran, üstelik Kürt olduğunu kabul eden ZAZALARA karşı bile kindar olduğunu gördüm!
    Ve Kürt gruplarına bundan ötürü yıllar önce elveda dedim!

    Eğer inanmıyorsanız, bu testi siz de yapabilirsiniz!

    Cevapla
  3. Cemal k. 01/08/2013 de 17:47

    Kahrsun fasizm
    Kahrolsun irkcilik

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

3.458 kere okundu

Gülengül Üsdtündağ; “Yetiş Pirim”