CHP’nin, “Hak, hukuk ve adalet” arayışı…

15 Haziran 2017’de sabah saatlerinde Ankara Güvenpark’ta başladığımız yürüyüşü Maltepe’de noktaladık ama kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin. Bu yürüyüş bizim ilk adımımızdır…

CHP’nin, “Hak, hukuk ve adalet” arayışı:

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara Güvenpark’tan başlattığı yürüyüşün son durağı Maltepe’de düzenlenen miting sona erdi.

 

Miting için çeşitli şehirlerden ve İstanbul’un ilçelerinden Maltepe Etkinlik Alanı’na kara ve deniz yoluyla gelen vatandaşlar, 14.00’ten itibaren alana alınmaya başladı.

 

Ellerinde Atatürk posterleri, Türk bayrakları, “adalet” yazılı flamalar bulunan katılımcılar, etkinlik sırasında “Hak, hukuk, adalet” şeklinde slogan attı. Yürüyüş sırasında vatandaşların taşıdığı dev Türk bayrağı da alanda açıldı.

 

“Kılıçdaroğlu’nun sözlerinden satır başları”

 

Aziz vatandaşlarım, benimle birlikte 450 km’yi kat eden sevgili arkadaşlarım. Sevgili adalet arayışçıları Maltepe meydanından bütün Türkiye’ye gönül dolusu muhabbetler gönderiyoruz.

 

15 Haziran 2017’de sabah saatlerinde Ankara Güvenpark’ta başladığımız yürüyüşü Maltepe’de noktaladık ama kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin. Bu yürüyüş bizim ilk adımımızdır.

 

Herkes şunu çok iyi bilsin 9 Temmuz yeni bir adımdır. 9 Temmuz yeni bir iklimdir ve yeni bir tarihtir…

 

Bize sofrasını açan, ayranını ikram eden, çayını ikram eden, yemek gönderen, topladığı kır çiçeklerini sevgiyle bize veren, “hayır dualarım sizinledir” diye annelere, babalara, dedelere şükran borçluyum. Yol boyunca büyük bir kısmını birlikte yürüdüğümüz Harp Okulu’ndayken tutuklanan oğlu için yürüyen Veysel Amca’ya da teşekkürlerimi gönderiyorum.

 

Ve tabii ki yolda gelirken bizi protesto eden sevgili vatandaşlarımız da vardır. Kemal Kılıçdaroğlu herkese saygılıdır. Onlara da teşekkür ediyorum. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasini getireceğiz. Herkes düşüncesini ifade edebilecek. Bir teşekkürüm de güvenlik güçlerimize. Ankara’dan İstanbul’a kadar polisinden jandarmasına bütün güvenlik güçleri bizim burada sağlıklı olarak toplanmamız için çaba harcadılar. Ve bu şekilde biz de dünyanın en barışçıl eylemini yaptık.

 

Bir acı kaybımız oldu. Hasan Tatlı yürüyüşün başında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Ona Allah’tan rahmet diliyoruz. İki kızı yürüyüş sırasında geldiler ve bir etaba katılarak babalarının vasiyetini yerine getirdiler.

 

“Olmayan adalet için yürüdük”

 

Neden yürüdük? Bu sorunun cevabını da izin verirseniz vereyim. Olmayan adalet için yürüdük. Mazlumların hakkı için, hapisteki milletvekilleri, tutuklu gazeteciler için yürüdük. Bugün Sözcü muhabiri Gökmen Ulu’nun doğum günü. Kendisine buradan mutlu yıllar diliyoruz. İçeridesin kardeşim biliyorum. Ama unutma Maltepe Meydanı burada, senin yanındadır.

 

Üniversiteden atılan hocalar için yürüdük. KHK ile üniversite hocalarının kapının önüne konulması tam bir demokrasi ayıbıdır. Geçmişte bunu 1402’likleri hatırlarsınız darbe döneminde paşalar yapıyordu. Şimdi Kaboğlu gibi dünya çapında bilinen önemli isimler kapının önüne konuldu ve yurt dışına çıkışları da yasaklandı.

 

“9 Temmuz, yeniden doğuşun tarihidir”

 

Özetle bu ülkede adalet için yürüdük. Adaleti getirmek için yürüdük. 9 Temmuz yeniden doğuşun tarihidir. 9 Temmuz bir yürüyüşün sonu değil bir barışın, bir birlikte yaşam iradesinin ortaya konmasının tarihidir.

 

Adalet mülkün temelidir. Yunus’un dediği gibi zulüm ile abad olunmaz. Zulüm ediyorlar. Herkese zulüm ediyorlar. Zulme karşı durmak bizim boynumuzun borcudur. Konfüçyüs adaleti şöyle tanımlar.., Adalet bir kutup yıldızı gibidir. Yerinde sabit durur, bütün dünya etrafında döner.

 

İranlı Sadi çok güzel bir tanımlama yapıyor. Dünyanın bütün nehirleri adalete susamış bir insanın susuzluğunu gidermeye yetmez. Buradaki ve bu meydana gelememiş adalete susamış sizlere tekrar selamlarımı gönderiyorum.

 

Kuran’ı Kerim’de adaletle hükmediniz, işi ehline veriniz der. Peygamberimizin veda hutbesinin temeli de adalettir. Onun için diyoruz ki önce adalet. Hak, hukuk, adalet. Siyaset ahlak, adalet temelli yapılmak zorundadır. Siyaset topluma adanmışlıktır, malı götürme alanı değildir…

 

“Peki, ne istiyoruz”

 

1- 15 Temmuz darbe girişimini açık bir şekilde lanetliyoruz. 249 şehidimizin aziz hatırası ve 2301 gazimiz için FETÖ terör örgütünün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı ve gerçek darbecilerden hesap sorulmalıdır.

 

2- İktidar tarafından 20 Temmuz’da getirilen OHAL ile biz buna sivil darbe diyoruz yasama yürütme ve yargı tek elde toplanmıştır. OHAL bir an önce kaldırılmalıdır.

 

3- Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Kollektif suç gibi insan haklarına aykırı uygulamalardan vazgeçilmelidir.

Yürüyüşün nihayetlendiği İstanbul-Maltepe’de bu miting için bir milyon kişi toplamayı hedefleyen CHP; polis kayıtlarına göre 1 milyon yedi yüz bin kişi, iddialara göre de iki milyona yakın bir sayıda yurttaşı toplamayı başardı.*

 

4- OHAL mağdurlarının yargıya erişim ve sosyal güvenlik haklarını kısıtlayan tüm uygulamalara son verilmelidir.

 

5- FETÖ ile hiçbir ilişkisi ile bulunmayan ama sırf hükümete muhalif olduğu için görevlerinden alınan akademisyenler görevlerine dönmeli ve tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.

 

6- Mesleklerini yaptıkları için tutuklu bulunan gazeteciler serbest bırakılmalıdır.

 

7- OHAL ortamında ve devlerin tüm imkanları seferber edilerek yapılan anayasa değişikliği gayrimeşrudur. Bu bir mühürsüz seçimdir. Türkiye gayrimeşru bir anayasa ile yönetilemez, yönetilmemelidir.

 

8- Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Eğitimde laiklik ilkesinin aşındırılmasına son verilmelidir.

 

9- Sadece hukuk alanında değil toplumsal alanın tüm alanlarında adaletsizlik devam etmektedir. Yoksulluk, yaygın şiddet, terör gibi sorunlara karşı ortak irade geliştirilmelidir. Toplumsal adaletsizliğin en vahimlerinden olan kadın hakları konusunda ayrımcılığın önüne geçilmelidir.

 

10- Son zamanlarda uygulanan saldırgan dış politika ülkemiz içindeki sorunları da kökleştirmiştir. Türkiye coğrafyasındaki tüm halklara  kardeşçe yaklaşan adilane bir dış politikaya dönüş yapmalıdır.

 

*CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası başlatılan “adalet yürüyüşü”ne ilişkin olarak çok sayıda siyasetçi, “Tuz Yürüyüşü” benzetmesi yaptı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, Mahatma Gandhi‘nin, Güney Afrika’da Hintleri ezen yasa ve uygulamalara karşı yaptığı Tuz Yürüyüşü’nün rekorunun bugün kırılacağını aktardı. Özel, “412 km yol yüründü. Bu, 387 km’lik Tuz Yürüyüşü’nün mesafesi aşılmıştır. Gandi, 24 gün yürümüştü. Yarın da saat 16.32’de Gandi’nin süre rekorunu da kıracağız” diye konuştu…

 

http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-adalet-yuruyusu-bitti-kilicdaroglu-kursude-1662017-40514732

 

http://t24.com.tr/haber/gandhi-kimdir-tuz-yuruyusu-nedir,409132

(Visited 40 times, 1 visits today)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74 kere okundu

Widgetized Section

Go to Admin » appearance » Widgets » and move a widget into Advertise Widget Zone