Dersimliler, Dersim’i Avrupa’ya taşımış gibi; Wuppertal’da Khalo Gağan etkinliği.

Author editor

Asmen Ercan Gür has written 910 post in this blog.

“Beyazdonlu Dersimlilerin Avrupa’da Gağan kutlamaları”

Türklerin 1937-38 rapor ve tarih belgelerinde, yoksullukları sonucu, üst başına giydikleri beyaz pastiska kumaştan yapılma elbiselerden ötürü “Beyazdonlular” diye tasvir ettikleri Dersim Kırmancları, çoktan Dersim’i Avrupa’ya taşımış görünüyor. Keza en görkemli Gağan şenlik ve kutlamaları, yıllar önce ekonomik ve siyasi sebeplerle yurtlarından göçüp gittikleri, çoğunluğunun doğduğu ve yaşadıkları coğrafya olan Dersim (Mameki-Tunceli) değil de, yeni yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldıkları bu Avrupa devletleri şehirlerinde yaşattıklarına sevinerek tanık olmaktayız. Demek ki İbni Haldun’un söyleminin aksine, “coğrafya her zaman kader” olmamaktadır; bu kaderi bazen de insanlar kendi elleri, akılı ve bilinci ile şekillendirmektedir. (editör; Çilagazete)

Domanê “Komela Qursê Zonê Ma-AKM Wuppertal”/Alamanya.

Dersimliler, Dersim’i Avrupa’ya taşımış gibi; Wuppertal’da “Khalo Gağan” etkinliği.

 

25-12 -2019’da Wuppertal Akm’de kaybolmaya yüz tutmuş güzel bir geleneğimiz olan Khalo Gağan şenliğini kutlamak için Akm Wuppertal Kırmancki/Zacaki kurs grubumdaki arkadaşlarımla çok güzel bir etkinlik düzenledik.

 

Yaklaşık iki yıldır, AKM Wuppertal’da kaybolma tehlikesi altında olan dilimizle birlikte, unutulmaya ve kaybolmaya yüz tutmuş gelenek ve göreneklerimiz üzerinde de çalışmalar yürütüyorum ve kurslar veriyorum.
Khalo Gağan da Hewtemal gibi unutulmaya ve kaybolmaya yüz tutmuş güzel bir geleneğimizdir. Aynı zamanda yine unutulmaya ve kaybolmaya yüz tutmuş diğer iki güzel yöresel oyunlarımız olan Varvara ve Sımsıme’yi de arkadaşlarımla birlikte emek dolu çalışma ve çabalar sonucu sergilemek suretiyle, bu güzel folklorik değerlerimizin çocuk ve genç nesillere de bunların toplumsal bir değer olarak varlığını gösterme imkanı yakaladık.

Dersim’e has folklorik Varvara oyunu.

*

Bu yıl ikincisini birlikte organize ettiğimiz bu geleneklerimize ilgi oldukça yoğundu. Çok büyük ve yoğun bir katılım oldu. Bu etkinliğin yapıldığı mekanda, unutulmaya ve kaybolmaya yüz tutmuş bu geleneklerimizi ve oyunlarımızı sergilediğimizde, yöre insanımız ve konuklarımız, bizleri çok büyük bir ilgi ve heyecan ile karşıladılar. Doğal olarak insanlarımız geçmişe gittiler; hüzünlendiler, sevindiler ve çocukluklarını, köylerindeki yaşamlarını hatırladılar.

 

O güzel sevinci ve heyecanı ve insanlarımızın gözlerindeki o muhteşem parıltıyı görmenin tarifi imkansızdı benim için; bunu yaşayıp görmek gerekiyor; tarifi yetersiz kalmakta…

 

Khalkek oyununun en güzel ve komik olan sahnesi, Fadike adlı Khalkek’in genç, güzel ve işveli karısının genç ve bekar erkekler tarafından Arap adlı koruyucu oyuncunun sopasını yeme pahasına kaçırılmaya çalışılmasıdır.

Dil kursu grubumdaki arkadaşlarımın gönülden, isteyerek ve severek çalışmalar yaparak, dilimiz, kültürümüz ve inancımızın yaşaması için sarf ettikleri olağanüstü üstü çabalar taktire şayandır. Arkadaşlarımla yaptığımız çalışmaların ve bunun sonucu gerçekleştirdiğimiz etkinlik, çok kısa bir sürede televizyonda ve sosyal medyada yayılması ile insanlarımızda çok büyük bir beğeniye mazhar oldu.

 

Ayrıca arkadaşlarımla bu güzel geleneklerimizin yaşaması ve bütün kurumlarımıza yayılması için bundan sonra aldığımız “dayanışmada bulunma” kararımız, toplumumuzda büyük bir beğeni ve taktir ile karşılandı. Yaptığımız etkinliklerde, gençlerimizin geleneklerimize olan ilgisi oldukça yüksek bir seviyedeydi. Bu ilgi ve duygular sonucu,  “bundan sonra dernekteki bütün etkinliklere katılacağım ,ne güzel geleneklerimiz varmış“ diyen gençlerimiz oldu. Bu ilgi ve alaka beni çok duygulandırdı.

 

Tüm bunlar sonucu, bu güzel geleneklerimizin bir çok Avrupa şehrinde bizimkisine benzer, bu şekilde gün be gün çoğalarak kutlanması, geleceğe dair umutlarımızı arttırıyor.

*

“Khalo Gağan”

 

Her yıl Aralık ayının 14’ünden sonra dört hafta boyunca, bazı bölgelerde 20’sinden sonra üç hafta boyunca kutlanır. “Gağan” ritüelleri şu şekildedir:

Bu tiyatral oyunun üç başrol oyuncusu var: Khalkek ve eşi rölündeki Fadike ile onların koruyucusu Arap. Fadike ise ise yine kadın kılığına girmiş bir erkek oyuncudur.

 

“Khal Khek oyunu”

 

-Eski yılın uğurlanması, yeni yılın karşılanması burada yaşlı Khalkek ve genç Fadike ile sembolleşmiştir. Bu tiyatral oyun ile eski yıl adeta gönlü alınarak uğurlanır; yeni yıl ise neşeyle, bereket ve rızık temennisi ile karşılanır. Dünyadaki diğer inanç ve ritüeller gibi bu ritüelde de amaç; eski yılı ne kadar eğlenceli uğurlarsan, yeni yılda her şey o kadar güzel ve talihin açık olur, düşüncesiyle ritüeller yapılır.

 

“Bara Zeyü”

 

Baba evinden evlenerek ayrılan genç kadınların, geçmiş yıllardaki baba evindeki emeklerine karşılık, gösterilen vefa duygusuyla, onların ziyaret edilmeleri ve hediye verilmesi ritüelidir. Burada kadın erkek eşitliğine verilen değer de vardır. Kadının baba evinden ayrılmış olsa bile, onun hala baba evinde hakkının olduğuna işaret edilir; bu sebeple bir kıymet verilir ve onurlandırılır. Bu da aile temelli toplumsal dayanışmanın bir göstergesidir.

 

“Doğaya ve nimetlerine şükran”

 

-Kaynatılarak haşlanmış buğday taneleri olan “edik/hedik” pişirilir; bunlar ipliklere geçirilip hayvanların ahırlarına dualarla asılır. Bir kısmı da yine dualar eşliğinde çeşme suyuna atılır, tarlalara serpiştirilir; burada amaç hayvanların ve tarlaların nimetine saygı ve hürmettir; bereket ve rızık getirsin diyedir.  

 

“Pêsare/niyaz (kömbe)”

 

-Pêsare/niyaz; un ve tereyağından bazen de ilaveten kuyruk yağı katılarak yapılan, ancak kutsiyet atfedilen bir tür çörektir. Bu “niyaz/pêsare” pişirilerek su kaynağı-çeşme başlarına gidilir. Dersim’de bu tür su mekanlarının birçoğu neredeyse ziyaret yeridir. Hemen hemen her köyde bu türden “Khalo Sıpe (Beyaz yaşlı ada-dede) olarak adlandırılan çeşmeler ve su kaynakları vardır.

 

Buralarda bu pişirilen pêsareler, yine evde daha önce tereyağında ıslatılan beyaz temiz patiska bezlerden yapılan “Çıla” ile bir ritüel silsilesi sonucu orada bulunan insanlara ve kurda kuşa nasip olsun diye de doğaya sunulur. Bu ritüeller (dualar) silsilesinde en çok da Xızır’a seslenilir. “Khalo Sıpe”, aynı zamanda Xızır’ın öbür adıdır. Beyaz sakallarıyla, tedbiri kıyafet halk arasına karışan o fakir ve bilge adam bir evliyadır Dersim inancında.

 

Etkinliğin, işin mutfak ve yemek kısmını halleden, niyaz ve pêsareler ile şir yemeğini pişiren kamera arkası khevani (kadın aşçı) kahramanlar.

 

Zorlu geçecek olan kış mevsiminde Xızır, hep dara düşenin “Ya Xızır!..” diyerek, düştüğü darlıktan kurtarması için çağırdığı, nerdeyse tanrılaştırılmış bir evliyadır Dersim inancında “Xızır”. Konu açılmışken Dersim’de Gağan ile başlayan bu ay Xızır, Hewtemal, Qere Çarseme ile süren bu üç ayı kapsayan günler, “Gağan, Xeylas, Xızır Oruçları” şeklinde ardı sıra gelen kutsal günlerdir bu kışa girişi ve bahara geçiş mevsimi.

 

“Asma Çeli”

 

“Asma Çeli”, denilen ay, Miladi takvimde “Ocak” ayına denk gelen (Dersimliler için Gağan’dan sonraki) aydır ve en soğuğu “Zempheri” olarak bilinen aydır. Ocak ayı, 14/15 inden sonra dört hafta 14/15 Şubat’ta da “Xızır Günleri” olarak bilinen günlerdir.

 

Unutulmaya yüz tutmuş bu güzel gelenek ve göreneklerimizin yaşaması için, herkesin elini taşın altına koyması, her biri toplumsal kimliğimizin ana bir unsuru olan bu inanç, gelenek ve göreneklerin sürdürülmesi ve yaşatılması elzemdir.

 

Dersim toplumu olarak, ana dillerimiz Kırmancki (Zazaca) ve Kırdaşki (Kürtçe) başta olmak üzere, bu kültürel değerlerimiz ve bunar üzerine oturan inancımız (Raa Heq u Oli/Raa Xızıri; Alevilik) olmasa, kendimiz de olmayız. Biz bu değerler varız ve bunlarla kendimizi var ederek geleceğe taşıyabiliriz. Çünkü bu değerler olmazsa. bir toplumun kendine özgün ve otantik bir kimlikle kendini geleceğe taşıması, gelecekte var olması mümkün görünmemektedir.

 

Bu noktada benim naçizane bütün Dersimi kurumlara çağrım; dilimize, inancımıza ve toptan kültürümüze sahip çıkalım. Toplumsal bir organizasyon olan dernek-cemat şeklinde örgütlü bulunan kurumlarımız, bu türden sosyal aktivitelere daha çok önem versinler. 

 

Böylelikle yeni nesiller olan çocuklarımız ve gençlerimiz bunlarla tanışırlar. Gençlerimizin benliklerinin ve öz güvenlerinin oluşması için büyükler olarak onlara rol-model-örnek olmak ise tarihi görevimizdir.

Munzur Güven Kılıç

 

Umutsuzluk ve yılgınlığa düşmeye gerek yok; keza hiçbir şey için geç değil… 

 

Gağanê sıma şen bo/Gağade ve piroz be/Gağanınız kutlu olsun/Froches Gağan fest…

 

Munzur Güven Kılıç

 

Komela Qursê Zonê Ma AKM Wuppertal/Alamanya.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

465 kere okundu