Erdal Yado: ABDULMAMAD ILOLİEV ile “İSMAİLİLER” üzerine söyleşi.

“Doktrin olarak “Nizari İsmailliler”, genel İsmaili temel prensiplerine bağlıdırlar. “Hasan Sabbah, ‘Fusl-i Arba’a isimli dört bölümlük yapıtında Ta’lim (otoriter eğitim) prensibini hayata çağırmış ve İsmaili zamanının İmamı’nın gösterdiği yol ve verdiği talimatların önemini vurgulamıştır…”

 

Erdal Yado: ABDULMAMAD ILOLİEV ile “İSMAİLİLER” üzerine söyleşi:

Bu dünyada varsa Dersim'in bir kardeşi o da Wakhan dır. Afganistan Wakhan Vadisi'nde yaşayan otantik giysileriyle bir Wakhi kadın. (Wakhan Corridor Afghanistan a women belonging to the Wakhi people)

Bu dünyada varsa Dersim’in bir kardeşi o da Wakhan’dır.
Afganistan Wakhan Vadisi’nde yaşayan otantik giysileriyle bir Wakhi kadın.
(Wakhan Corridor Afghanistan a women belonging to the Wakhi people.)

Abdulmamad Iloliev, Londra’da bulunan İsmaili Araştırmalar Enstitüsü için çalışmakta olan biri. Ortadoğu ve İslam araştırmaları konusunda doktora eğitimini Camebrige Üniverstesi’nde yapan Iloliev, şimdiye kadar İngilizce ve Tacik dilinde yayınlanmış bir kitap ve birçok bilimsel makale sahibidir.

 

*Panj Tani İsmaililerin, yaşadıkları bölge hakkında bize bilgi verir misiniz?

Abdulmamad Iloliev: Panj Tani İsmailileri, Pamir ve Hindu Kush Dağları arasında bulunan ve tarihsel olarak Badakhshan olarak adlandırılan bölgede yaşarlar. Badakhshan, değişik eyaletlerden oluşuyordu ve 1880’li yıllara kadar yarı bağımsız bir krallıktı. Bölgeyi şöyle tarif etmek mümkün:

Afganistan’da yukarı Oxus (Darvaz, Shughnan, Wakhan), modern Pakistan’ın kuzey bölgeleri (Chitral, İshkaman, Gilgit) ve Çin’in kuzey batısı (Qashqar ve Sarıqul). Badakhshan ismi, bugün iki farklı ülkenin bir bölgesi için kullanılıyor: Tajikistan (Gorno-Badakhshan Özerk Bölgesi, yani GBAO) ve Afganistan (Badakhshan eyaleti).

 

Badakhshan bölgesi ve Pamir Dağları için “Pamirler” ismi de kullanılır. Pamirler ismi, 19. yüzyıl sonuna doğru Ruslar tarafından Yukarı Oxus için kullanılan bir genel isimdi. Rusların 1893 senesinde bölgede kurdukları ilk askeri karakola Pamir Karakolu (Pamirsky Post) ismini verdiler. Bu karakol Badakhshan’ın dağlık bölgesini tarif eden bir coğrafik isim olmaktan çıktı ve burada yaşayan İsmaililer’i Sünnilerden ayırmak için kimlik ifade eden bir isim oldu.

Panj Nehri’nin (Yukarı Oxus) sağ kıyısı, 1895’ten sonra Sovyetler Birliği’nin bir parçası oldu. Sol kıyı ise hâlâ Afganistan’ındır.

Pamir’de yaşayanlar dört dil konuşurlar. Bunlar: Tacikçe (Farsça), Shaghni-Rushani, Waki ve İshkashimi

 

*Panj Tani İsmailileri ile diğer İsmaililer arasındaki en önemli farklılıklar nelerdir?

Abdulmamad Iloliev: Herşeyden önce şunu açıklığa kavuşturmamız gerekiyor: Birçok Sufi, Shnii (Şii) ve Alevi grup kendisini Farsça “beş kişi” anlamına gelen ve bazen de “panj-tani pak (beş temiz insan)” olarak ifade edilen “Panj-Tani”nin takipçisi görür. Bu kutsal beş kişiyle kastedilen Peygamber, İmam Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin olup, Shii dünyasında “Ehl-i Beyt” ile eş değerdir.

Bu Panj-Tani’nin, “ayrı bir inanç” (en azından Badakhshan’da) olduğu anlamına gelmez! Panj-Tani inancı, Badakhshan’da İsmaili geleneğin bir parçası olup, zaman içinde gelişmiş ve kendine has ve homojen bazı özelliklerini korumuştur ve bu anlamda diğer İsmaili geleneklerden farklılıklar göstermektedir.

Bu farklılıklardan bir tanesi, örneğin; cenazelerde sergilenen “Charagh-Rawshan (Çerağ uyandırmak)” ritüelidir. Charagh-Rawshan geleneğinin, meşhur İranlı şair ve filozof Nasir-i Khusraw (ölümü: 1088) tarafından, fikirlerini yaymak için düzenlediği derslere insanları çekmek için başlattığına inanılır. Nasir’in bu toplantılarına insanlar katılmaya davet edildikleri için “Da’wat” ismi de kullanılır.

Bu ayin (ceremony), Qandil-Name (Mum adı verilen kitap) ismi verilen ve bazı Kuranî ayet ile Farsça dinî nefeslerden oluşan yazıya dayanan ritüellerden oluşur. “Mado” ismi verilen ilahi türkü ve müzik, ziyaretlerin (mazar) ziyaret edilmesi, kutsal adamların yüceltilmesi ve ölmüş akraba kültü sayabileceğimiz diğer Panj Tani İsmaililiği’ne has özelliklerdir.

 

Panj Tani İsmaili İnancı”nı nasıl tarif edersiniz?

Abdulmamad Iloliev: “İsmaililik, Shiizmin bir kolu olarak 8. yüzyılda ortaya çıkmıştır”. İsmaili tarihinin en önemli dönemleri Fatimi Hilafeti (909-1171) ve İran Alamut (12 ve 13. yüzyıllar), Nizarilerin dönemleridir.

Alamut devleti düştükten sonra İsmaili düşünceler ile Sufi öğretiler birbirine karışmıştır. İsmaili fikirler, 11. yüzyılda Nasir-i Khusraw’ın bölgeye gelişi ile birlikte Badakhshan’a ulaştı. “Bugünkü (Hazır) İmamın Panj Tani veya Ahl-i-Beyt ailesinden İmam Ali’nin küçük oğlu İmam Hüseyin’in soyundan geldiği İsmaililiğin temel öğretisidir”.

 

Şu an ki İmam, Aga Khan IV’dir. İsmailili öğretiğe göre dinsel evren; zahir (“dışarıdaki” veya “exoteric”) ve batıni (“içerdeki” veya “esoteric”) oluşmaktadır. “İsmaililer, Kuran’ın Peygamber’e vahiy edildiği (tanzil), Kuran’ın hem zahiri hem de batıni anlamlar taşıdığı ve İmam’ın bu anlamları açıklayacak ayrıcalıkta olduğuna..” inanırlar.

Bazı eski Müslüman kaynaklara göre İmam Ali ibn Abi Talip, şöyle demişler: “Kuran’ın görülen (zahir) manası zariftir, onun görülmeyen (batıni) manası ise derindir. O’nun (Kuran’ın) mucizelerinin derinliğine varmak mümkün değildir ve harikaları sonsuzdur…” Shii doktrine göre İmamlar, bilgelikte sağlam (rasikhun fililm) ve ta’wil konusunda ise hakimiyete sahip, Kuran’ı açıklayabilecek durumdadırlar.

 

*Dersim’deki Pirler, Khuresu isimli aşirete mensupturlar. Pamir’deki Pirler ise Khujas klanına mensuplar. “Khujas klanı” hakkında bilgi verebilir misiniz?

Abdulmamad Iloliev: Pirler iki klana aittirler. Bunlar: Khujas ve Seyyid klanlarıdır. “Khujaslar soylarını, Nasir-i Khusraw ile birlikte bölgeye gelen ve Nasir’in vefatından sonra Badakhshan’daki topluluğun liderliğini üstlenen Sayyid Surabi Wali’ye dayandırırlar”.

“Seyyidler ise soylarını, Peygamber veya bazı ilk Shii imamlara bağlarlar”. Kuja veya Seyyid Klanı’nın, Badakhshan’da yaşayan diğer insanlardan dil olarak farklarının olmadığını belirtmem gerek. “Bugünlerde Aga Khan’ın değişik kurumlar kurmasından dolayı bu iki klan, halkın dini lideri olarak dini önemlerini yitirmektedirler”.

 

Munzur Dergisi.

Dêsim/Dersim kültürünün dile geldiği Munzur Dergisi.

Panj Tani inancına bağlı insanların bağlı oldukları “aşiretler” var mı? Varsa isimleri nelerdir? Pamirler’deki en önemli ekonomik aktivite nedir?

Abdulmamad Iloliev: “Tarihsel olarak Badakhshan’da yaşayan insanların ait oldukları bir aşiret sistemi yoktu” ve büyük bir ihtimalle bu duruma sebep; bu insanların, yerleşik bir hayat tarzı sürdürdüklerinden dolayıydı.

“Badakhshan’da yaşayan topluluk Wakhi, Shugni, Rushani, İshkashimi gibi değişik etnik kimliklerden oluşmaktadır”. Çok eski dönemlerden beri yapılan çiftçilik ve hayvancılık bölgenin en önemli ekonomik aktivitesi sayılır.

Pamirler’in yaşadığı bölgede coğrafik durum ve hava koşulları çok sert olduğundan dolayı, tarım en ilkel yöntemler ile yapılmaktaydı. 20. yüzyılda Sovyetler Birliği yollar, hastaneler, okullar ve başka altyapılar yaparak insanların hayatlarının büyük bir değişime uğramasını sağladı. Tüm Sovyetler Birliği’nde “üniversiteyi bitiren en çok insan Badakhshan’ta” idi.

 

Panj Tani İsmaililerinin kullandıkları “dil”ler hangileridir? Hangi alfabeyi kullanırlar?

Abdulmamad Iloliev: “Kullanılan temel dil Tacikçe’dir (Farsça)”. Bunun dışında yerel olarak; Wakhi, Shughni, Rushani ve İshkashimi dillerini bilir ve kullanılırlar. Bu diller, “İranî dil ailesi”nin “doğu” koluna aittir. Tacikistan’daki eğitim ve devlet dili Tacikçe’dir ve Kril alfabesi kullanılır.

 

* Dêsim/Dersim, “Raa Haqi (Alevilik)” inancında iki önemli “kurum” bulunmaktadır. Bunlar; “Sağdıçlık (mısayivên)” ve “Kirveliktir (kêwrayên)”. Sağdıç olan kişiler, “kardeş” sayılırlar ve bu iki kişinin ailesi arasında herhangi bir evlilik, 7 kuşak boyu olmaz ve yasaktır.

Diğer önemli bir kurum ise, “Kirveliktir”. Kirvelik’te; erkek çocuklar sunnet edildiğinde, çocuk tarafı bir “ritüel” ile birisine, “kirve” olması için 12 tane demir para verir. Bu demir paralara “Muhammed’in Onikisi (Des u Dı’yê Mıhemêd)” denir. Kirvelik ritüelinde kullanılan diğer bir cisim ise “elek”tir. Kirve olan kişilerin aileleri arasında dört kuşak boyu evlilik yasaktır. Panj Tani İsmailileri arasında bu türden gelenekler var mıdır?

Abdulmamad Iloliev:Sağdıç geleneği, bizdeki ile büyük benzerlik göstermektedir”. Bizde sağdıca “padar-khand” denir. Damat, padar-khand ve aileleri birbiriyle çok kuvvetli bir bağ oluştururlar ve çok yakın akraba olurlar.

“Sünnet” konusunda ise biz, erkek çocukları çok küçük yaşta sünnet ederiz. Bizde 12 metal para verme geleneği yoktur. Sünnet bir erkeğin hayatında en önemli ilk basamak olarak görülür, evlilik ise ikinci önemli basamaktır.

 

*Dersim ve Pamirler’deki dini hiyerarşi aynıdır. Dersim’de “Pir, Rayver, Musir Mürşid ve Talip” vardır. Pamirler’de ise “Pir, Khalifa, Mustajib ve Talip” vardır. Bu hiyerarşi hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Abdulmamad Iloliev: Bu hiyerarşi zaman içinde büyük değişimlere uğramıştır. “Bolşevik Devrimi ve Sovyetler’in dini liderleri tutukladığı 1917-1930 yılları öncesi hiyerarşi Pir, Khalifa ve Mustajib’den oluşuyordu”. Bazı pirlerin yurt dışına çıkmak zorunda kaldığı veya hapsedildiklerinden dolayı 1930 yılından sonra Khalifalar topluma dini liderlik yapmışlardır.

 

Pamir İnancı’nda “Pir’in yeri nedir” ve “Pir” kelimesinin kökeni nedir?

Abdulmamad Iloliev:Pir”, Farsça’dır ve “ihtiyar adam” anlamına gelmektedir. Sufi ve İsmaili geleneğinde “Pir”; “Shey” veya “dini hoca/usta” anlamı taşımaktadır. Pirler veya Badakshan’daki Pir kurumu hakkında daha fazla bilgiyi şu yazımda bulabilirsiniz:

*“Popular Culture and Religious Metaphor: Saints and Shrines in Wakhan  Region of Tajikistan”, in Central Asian Survey, vol. 27, issue 1. March 2008, pp. 59 – 73.

 

*Dersim’de birçok “kutsal ziyaret” yeri bulunmaktadır. Pamirle’de ne tür ziyaret yerleri bulunmaktadır? Buralarda ne tür ritüeller yapılır? Ne tür yiyecekler dağıtılır? Panj Tani İsmailileri bu ziyaretlerde “kurban” da keser mi?

Abdulmamad Iloliev: Pamirler’deki ziyaretlere “mazar”, “qadamqâh” ve “oston” denir. Bu kelimeler köken olarak, Arapça ve Farsça’dır. “İnsanlar bu ziyaretlere özel amaç için ve özel durumlarda giderler”. Bu konuda daha fazla bilgi için şu yazıma bakabilirsiniz:

*“Popular Culture and Religious Metaphor: Saints and Shrines in Wakhan  Region of Tajikistan”, in Central Asian Survey, vol. 27, issue 1. March 2008, pp. 59 – 73.

 

*Dersim Alevileri için en kutsal gün “Perşembe” günüdür. Bu gün, “samia merdu” denilen ve “ölülerin yemeği” anlamına gelenek gelenek yerine getirilir. Perşembe geceleri, “Kırklar’ın Cemi”ne katılmak için mum yakılır. İsmaili Panj Tani inancında, “Perşembe” gününün bir önemi ve yeri var mıdır?

Abdulmamad Iloliev: Pamirler için ve Tacikistan’da “Cuma” günü en kutsal gündür. Cuma günleri insanlar, değişik dualar ederler. İd al-Fitr ve İd al-Adha’da mum yakılır ve mezarlıklara yiyecekler götürülür.

 

*Kitabınızda, “Wakhan’da yaşayan insanların Kerbela için yas tuttuklarını..” yazmışsınız. Aynısını biz, Dersim’de yapmaktayız ve bu süre içinde uyulması gereken “yasaklar” iki bölgede de aynı: “Yeni eve taşınmak yasak, ağaç kesmek yasak, eğlenmek yasak vs.”. Pamirler’de tutulan “Muharrem Yası” hakkında bilgi verir misiniz?

Abdulmamad Iloliev: “Bu geleneğin bölgedeki ismi, Shada’dır”. Genel Shii İnancı’nda ise “Ashura” olarak bilinmektedir.

İnsanlar, Yezid tarafından 610 yılında Kerbela’da öldürülen “İmam Hüseyin” için yas tutarlar. Muharrem’in sürdüğü on gün boyunca ağaç kesmek, yeni eve taşınmak, düğün yapmak veya başka türden eğlence yapmak yasaktır. Muharrem’in onuncu gününde insanlar ziyaretlere gider dua ederler ve yiyecekler dağıtırlar. Bu son güne “Ashura” denir.

 

*“Mursid”, “Mubarek Wakhani” hakkında önemli bir kitap yazdınız. “Wakhani” hakkında bilgi verir misiniz?

Abdulmamad Iloliev: “Şair ve İsmaili dinî öğretmen olan Mubarak-i Wakhani 1829-1903 yılları arasında belki de dünyada yaşam koşullarının en sert olduğu Pamir Dağları ile Hindukush arasına düşen Wakhan Vadisi’nde yaşamıştır”.

Wakhani, 16 yapıtın sahibidir. Düşünce ve pratikte, “İsmaili esoterizm ile Sufi mistizm arasında bir denge” tutmaya çalıştı. Wakhani, aynı zamanda astronom ve müzisyendir. Güneş ve ayın pozisyonlarını takip etmek için basit ama etkili araçlar yapmıştır. Kendi elleriyle yaptığı müzik aletleri ise halâ kullanılmaktadırlar.

 

*Alamut, İsmaili düşünce ve inancı olan “Pamir Panj Tani” inancını büyük oranda etkilemiştir. “Alamut” ve “İsmaili inancı” hakkında bilgi verir misiniz? Alamutlular yenilgi sonrası nerelere göç ettiler ve bu konuda ne tür bilgilere sahipsiniz?

Abdulmamad Iloliev: “Alamut dönemi”, çok enteresan olmakla birlikte “İsmaili” tarihinin en karmaşık dönemidir. İmam Mustansir Billah’ın (ölüm: 1094), ölümünden sonra, yerine kim geçecek tartışmaları başladı. Bazı İsmaili Dai’ler, “Hasan Sabbah” önderliğinde Kuzey İran’a yerleşti ve başta Alamut olmak üzere değişik kaleler inşa ettiler.

Bunlara, “Nizar’ın takipçileri” anlamına gelen, “Nizariler” deniliyordu. Nizar, İmam Mustansir Billah’ın en büyük oğluydu.

Hasan Sabbah, çok zeki ve kuvvetli bir adamdı. Çevresinde birçok öğrenci (mürid) topladı ve onlara sadece dini değil, aynı zamanda “düşmanla çevrili olduklarını”, “bölgede nasıl kendilerini savunacaklarını” da öğretti. Nizariler’in kendilerini savunmaya gösterdikleri ilgiden dolayı Avrupa ve Ortadoğu’da, yanlışlıkla “katil” anlamına gelen “asassins” olarak anılmaya başlandılar.

 

Bu ve buna benzer Dêsim/Dersim kültürünü araştırmaya yönelik yazıların ağırlıklı olarak yer aldığı ve yayımlandığı Munzur Dergisi.

Bu ve buna benzer Dêsim/Dersim kültürünü araştırmaya yönelik yazıların ağırlıklı olarak yer aldığı ve yayımlandığı Munzur Dergisi.

Doktrin olarak “Nizari İsmailliler”, genel İsmaili temel prensiplerine bağlıdırlar. “Hasan Sabbah, ‘Fusl-i Arba’a isimli dört bölümlük yapıtında Ta’lim (otoriter eğitim) prensibini hayata çağırmış ve İsmaili zamanının İmamı’nın gösterdiği yol ve verdiği talimatların önemini vurgulamıştır.

Moğollar, 1256 senesinde Alamut’u yok ettiler ve Nizari devlet yıkıldı”. İsmaili Tariqa’ya ait insanlar büyük zulüm gördüler. Binlercesi öldürüldü veya kaçmak zorunda kaldı. Kaçanlar, İslam dünyasının başka bazı bölgelerine; Ortadoğu’nun dağlık bölgeleri, Orta Asya ve Hindistan gibi yerleşim yerlerine yerleştiler.

Nizari İsmaililer, bu karanlık dönemde zulümden kurtulmak için takkiye yapmak zorunda kaldılar ve böylece yerine göre Sünni veya Sufi görüntüsü verdiler”. Sufi fikirlerin İsmaililiği etkilemesi, bu takkiye dönemine dayanır.

 

*Hem Türkiye’deki “Alevi inancı” hakkında, hem de “Dêsim/Dersim Alevi İnancı” hakkında ne tür bilgilere sahipsiniz?

Abdulmamad Iloliev: “Türkiye ve Dersim Alevi İnancı” hakkındaki bilgim, sınırlıdır”. Alevi düşünceler, bana yabancı değil. Ama bu konuda hiçbir araştırma yapmış değilim. Röportajın sonu.

 

Erdal Yado (erdalkilli@hotmail.com)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

2.307 kere okundu

Gülengül Üsdtündağ; “Yetiş Pirim”