O, “kızıl bir yıldız”; Dersim’den gelip Eskişehir’den geçti.

“Sosyalist siyaseti savunuyoruz. Ben bir programı önemsiyorum. Daha çok belediye başkanı olan kişiler değil; yönetim olarak, halkın da aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışıyoruz; biz, politik bir halk örgütlüğü için uğraşıyoruz. Bunu yaparken programımız dahlinde bu halkın; ‘kendisini üretimden yönetime koyduğu bir yerel yönetim, devrimci yerel yönetim’ programını örgütlüyoruz…”

Tfft256_mf12318003KP’li Dersim/Ovacık belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen ve yoğun ilginin olduğu bir söyleşiye katıldı. Bu söyleşide bir konuşma yapan ve konuşması kadar da vaktini sorulara ve yanıtlara ayıran Maçoğlu, çoğunlukla Anadolu ve Osmangazi Üniversitesi’nden oluşan öğrencilere, öğretim görevlilerine ve üniversite dışından gelen daha az sayıdaki hemşerileri de olmak üzere salonda bulunan konuklara ilginç ve sıra dışı bir üslup, tavır ve düşünceleriyle Beldeiye Başkanlığı yaptığı Ovacık’ta can bularak somutlaştırılan uygulamalar ile devrim, sosyalizm ve güncel konulara dair doyumsuz bir “fikir şöleni” yaşattı.

Dêsım/Dersim’in (Tunceli) Vacuğê (Ovacık) İlçesi Belediye Başkanı Türkiye Komünist Partili Fatih Mehmet Maçoğlu, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’ndeydi:

Siyasi alanda oldukça popüler olan ve yaptığı işlerle adından Türkiye’de “Komünist Başkan” olarak söz ettiren Tunceli’nin Ovacık ilçesi Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu “Deneyimlerini Anlatıyor” başlıklı söyleşide konuştu. Söyleşide 450 kişilik salona sığmayan öğrenciler sahneye, aralara ve sahne önüne oturarak Maçoğlu’nu dinlediler. Türkiye’nin tek Komünist Partili belediye başkanı olan M. Fatih Maçoğlu, belediye başkanlık sürecini ve kendisine gelen tepkileri anlatırken öğrenciler tarafından hem kahkahalar hem de alkışlar ile karşılandı ve adeta bir sevgi ve elbette böyle özgür bir ortam sonucu çok farklı, esprili ve zekice bir soru yağmuruna tutuldu.

Yunus Emre Kampüsü’ndeki Sinema Anadolu Salonu’nunda konuşan Fatih Mehmet Maçoğlu, Anadolu Üniversitesi, Düşünce ve Hukuk Kulübü öğrencileri tarafında düzenlenen “Yerel Yönetimler” konulu söyleşiye konuşmacı ve Ovacık Belediye’sinde yaptığı çalışmaları, ortaya koydukları yönetim tarzını ve yöreye has bir tür ve uzun yıllar ekimi yapılan ancak çoktan terk edilmeye yüz tutan “fasulye” cinsinin organik tarımını anlattı. İlçelerinde organik üretim yaptıklarını, bunu önümüzdeki yıllarda da sürdüreceklerini söyledi. Maçoğlu’nun bu ana başlıkları içeren konuşması ise şöyleydi:

M. Fatih Maçoğlu.

M. Fatih Maçoğlu.

“Politik bir halk örgütlüğü”

Sosyalist siyaseti savunuyoruz. Yönetim olarak, halkın da aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışıyoruz. Kuramsal açıdan sokakta yansıtmaya çalışan bir belediye başkanı ya da halk meclisinin altında çalışan bir belediyenin memuru olmak gerçekten de çok büyük ve mutluluk verici bir durum.

Bugün onlarca yıldır Komünizme ya da Sosyalizme öcü olarak bakanlar, ya da öyle inandırılanlar açık, kapalı, düşüncesi sağ ya da herhangi bir yerde kendisini ifade edenler, Ovacık ile ilgili bir konuşma olduğunda ya da bir görüşme olduğunda yüzü gülmeye başlıyor. Demek ki “sol-sosyalist” siyaset cephesi güçleniyor.

Biz, politik bir halk örgütlüğü için uğraşıyoruz. Bunu yaparken programımız dahlinde bu halkın; “kendisini üretimden yönetime koyduğu bir yerel yönetim, devrimci yerel yönetim” programını örgütlüyoruz. Söz, yetki, karar halka programını örgütlemeye çalışıyoruz. Sıkıntılarla beraber geldiğimiz aşama iyi. Çalışmalarımıza konu aldığımız ve uyguladığımız kararlara bir örnek vermek gerekirse, çok ilginçtir; Türkiye’de belediyeler hizmetlerinin görülür olmasını isterler.

Biz de bir asfalt ve kaldırım çalışması yapma aşamasında nereye önceliği verelim diye düşündüğümüzde halk toplantımıza katılan bir kadın meclis üyemizden şöyle bir öneri gelmişti: Falan sokakta falan amca ve teyzenin evinin önündeki sokaktan başlayalım. Çünkü onlar, astım hastası ve o sokaktaki tozdan olumsuz etkileniyorlar. Biz bu öneriyi yerinde bulduk ve çalışmalarımızı oradan başladık. Önerisinin kabul gördüğünü gören bu kadın hemşerimiz bundan itibaren bize güzel ve isabetli çözüm önerileri getirmeye başladı. İşte bu karşılıklı bir kazanım oldu. Bu küçük örnek bile halkın yönetime katılmasının ne kadar gerekli olduğunu göstermeye yeter de artar bile. Böyle olunca yönetmek de kolay olduğu gibi sorumluluğun paylaşılması da mümkün olmaktadır.

 Konuşmasını erken keserek öğrencilere ve katılımcılara söz veren Maçoğlu’na çeşitli ve çok renkli, esprili ve zekice sorular yöneltildi. O sorulardan bazıları şu şekildeydi:

56653e5dcbbf3410fc106f69Bir öğrencinin, “2019’da Yapılacak olan yerel seçimlerde tekrar aday olacak mısınız?” sorusuna karşılık; “Ben özgürlüğüme çok düşkün biriyim. Özgürlüğüm baskılandı, mahalle baskısı çok fazla. Onun için bir sonraki dönem yoldaşlar ne diyor bilmiyorum ama onlardan rica edeceğim ne olur beni koymayın diyeceğim” dedi.

“Amaç, beraber üretmek ve birlikte bir geleceği inşa etmek”

Bir başka soruya karşılık ise, “Sürekli göç veren yoksul ve dar gelirli bir ilçe belediyesi oldukları halde imkânları zorlamaları, organik tarıma geçmeleri ve ülkenin değişik yerlerinden ve yurtdışından gelen katkılar ile şimdilik 78 öğrenciye burs verebildiklerini” belirtti.

“Ancak, burada amacın çok sayıda öğrenciye burs vermekten ziyade bunun onları, isterlerse yaz aylarında fasulye hasadına çalışarak üretime katkıda bulunmayı bunun da onlar için bir deneyim olmasının asıl amaç olduğunu ve bunun kendilerini mutlu ettiğini” ifade etti.

“Bir daha ki dönem, beni koymayın diyeceğim”

Bundan sonra, Tunceli Belediye Başkanlığı ya da başka hedefiniz bulunuyor mu?” sorusu üzerine de Maçoğlu;

“Özgürlüğüne düşkün biri olduğunu ve belediye başkanlığının özgürlüğünün üzerinde baskısının fazla olduğunu” söyledi. “Bir sonraki dönem devrimci arkadaşlarından rica ederek aday olmayacağını” söyleyeceğini belirten Maçoğlu bu soruya cevabını şu şekilde sürdürdü:

Bu görev, öyle kolay değil. Eğer mevcut sisteme göre belediye başkanı olarak çalışırsanız çok rahat bir iş. Ben zaman zaman, yapılacak bir konuyu tartışmaya açarım. Ama bunu yapamadığımız zaman da diğer belediyelerde başkanların yaptığı tarzla yaklaştım. Bir gün aksatılan bir iş vesilesiyle dedim ki, ‘Bu niye buradan kaldırılmamış, bunu yarın burada görmek istemiyorum’  dedim. Yarın gelip baktığımda orası tertemiz yapılmıştı.

Ama derdimiz bu değil, derdimiz; ‘hep birlikte karar alalım’ dediğinizde, kendinizden proğramsal açıdan eğilip bükülmeden ona nasıl yön verilebilir, sosyalist akıl nasıl öne çıkabilir, diyerek üzerinde kafa yormaya başladığınız andan itibaren zor bir işti. Ben çok samimi söylüyorum, her dönem farklı bir arkadaşımızın aday olmasını düşünen biriyim.

Ben bir programı önemsiyorum. Daha çok belediye başkanı olan kişiler değil, bir programın değerinin olup olmadığının, o program denenebilir mi bunun tartışmasına inanan biriyim. Bu anlamda da kimin gelip gelmemesinin çok bir anlamı yok” diye konuştu. Yine bu sorular öncesi konuşmasında;

F.M.Maçoğlu“KİMSENİN BU TOPRAKLARI İŞGAL ETMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Türkiye’de tüm halklar ile hep birlikte barış içinde yaşayacaklarını belirten Maçoğlu, “Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kendini o coğrafyada yönetebilme kabiliyeti olduğunu” söyledi.

Maçoğlu, “Bizler sadece Dersim’i ve Ovacığı değil; Antalya’yı, Fethiye’yi, Ölü Deniz’i, Trakya’yı ve Türkiye’de bulunan hiçbir yeri kimseye vermek istemeyiz.”.

Düşürülen Rus uçağı” ile ilgili bir soru ile görüşünün sorulması üzerine de Maçoğlu;

“Yok, o uçak bizim tarafa geçti, yıllardır geçiyor, bizde biliyoruz neden yapıldığını. Onların gelmesini mi bekleyeceğiz? Hayır. Bu topraklarda hep birlikte yaşayacağız. Hiç kimseye bu toprakları işgal ettirmeyeceğiz. Gidişatın sıkıntılı olduğu bugünlerde gençlere çok iş düşüyor” dedi.

“Munzur markalı çiklet (vılence, benişt)”

Programı haber açısından ve bir dinleyici olarak takip eden Çıla Gazetesi editörü olarak ben; “Yakın tarihe baktığımızda, 1950’den 1938 öncesinde kadar Ovacık’ta fasulye ve kenger sakızı gibi iki ürünün ticari ve endüstriyel olarak önem taşıdığı ve başta kadınların aile bütçesine katkı için halkın bu yıllarda bu iki ürünü özellikle kenger sakızını toplayıp Erzincan’a gönderdikleri ve gelir elde ettiklerini biliyoruz. Bundan sonra bu ürüne dair bir çalışmanız olacak mı?” soruma karşılık ise Maçoğlu:

Biz organik tarım yapıyoruz ve bunu nispeten doğal ve ekolojik yapmaya çalışıyoruz. İnanır mısınız, elimizden geldiğince doğayı zehirleyen ilaçlardan kaçınıyoruz. Hal böyle iken kalkıp da endemik bir tür olan bu kenger bitkisini korumak istiyoruz. Ama bitkinin yaşamına ve yaygınlığına zarar vermeyecek ise elbette olur, neden olmasın. Bakarsınız bakkallarda ve marketlerde “Munzur” markalı çikletler görebiliriz.

Munzur Su Üretim Tesislerinde yapılan grev ile ilgili bir soruya karşılık ise Maçoğlu;

Bu tam başımıza bir bela oldu ama, ne yapalım orada en az ailesini geçindiren yüz kişi var ve o fabrikayı sahiplenmişler. Ne bileyim, yeri gelmiş metrelerce karın altında çöken çatısını onarmışlar. Fakat işveren zaten buradan çok para kazanmıyor. Elli ortaklı yöre insanlarının bir yatırımı ve bu işin yürümesi için tarafların karşılıklı ortak bir noktada anlaşması gerek. Biz bu konuda Dersim Belediye eş  başkanıyla arabuluculuk yaparak sorunu çözmeye çalışıyoruz. Ne yazık ki karşılıklı bir inatlaşma var ve umarım bu aşılır.” Şeklinde konuştu.

Maçoğlu, organizasyona katkı sunan öğretim görevlileriyle.

Maçoğlu, organizasyona katkı sunan öğretim görevlileriyle.

“Sol cephe güçleniyor”

Sol siyaset cephesinin güçlendiğini belirten Maçoğlu;

Bakmayın şimdi, baskıcı yapıya rağmen silik gibi görünse de uyuyan, orada duran çok büyük bir kitle var. Bundan hiçbir şüphem yok. Bizi kendilerine bağlamaya çalışıyorlar. Gelecek biz fakirler, ezilenler ve sosyalistler için tehlike çanları çalıyor. Bu yapılanlara ya şimdi müdahale edeceğiz. Adına ‘işgal’ mi diyorlar bilmiyorum ama kendimize ait olanı almak için çalışma başlatmamız lazım. İddiamızdır, hayvancılık yapan onlarca aileye hayvanlarını beslemek için onlara destek vereceğiz. Türkiye’nin her tarafından butiklerde satılan o ürünleri pazara indireceğiz.” dedi. (07 Aralık 2015)

haber:

Asmên Ercan Gür, Çila (aliyedemeniz@hotmail.com)

İlgili paylaşımlar ve elektronik adresler:

http://www.haberler.com/eskisehir-komunist-baskanin-soylesine-7945134-haberi/

https://www.youtube.com/watch?v=rBxF2OKkiWw

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

1.993 kere okundu

Gülengül Üsdtündağ; “Yetiş Pirim”