Haydar Şahin: Şeyh Sait ve Seyit Rıza Tartışmaları Üzerine.

“Her dönem kendi çağında bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır…”.

Şeyh Sait ve Seyit Rıza Tartışmaları Üzerine:

 

Seyit Rıza ile Şeyh Sait üzerine bilinen şahsiyetlerle yapılan söyleşilerden bazı bölümleri aşağıda göreceksiniz.
Gelelim Şeyh Sait Efendi ile Seyit Rıza görüşmesi veya başka bir iddia olan, Karabal aşiret lideri Mehmet Ali Ağa görüşmesine. Şeyh Sait ile Seyit Rıza arasında bir görüşme olduğu bilgisi ortada aracılarından veya toplantılarda olan şahsiyetlerden hiç biri yok, aile fertlerinden hiç biri bilmiyor, duymamış, görmemiş ve hizmetçilerinden dahi anlatan yok.

 

Sevgili Rüstem Polat Almanya’ya geldiği ilk yıl veya iki yıl sorna Trebur (Rüsselsheim- Groß-Gerau) yakınında kalıyordu ve o zaman Rüstem Polat’a kendim sordum,
Sorum: Şeyh Sait ile dedeniz Seyit Rıza arasında bir görüşme olduğunu ve bu görüşmede Şeyh Sait ve adamları o toplantıda Alevilerin elinden kesilen kurbanı ve pişirilen yemeği yemediklerini sık sık duyuyoruz. Siz bunları gördünüz mü? Ailenizden anlatan, bilen oldu mu?

 

Rüstem Polat: Biz hiç büyüklerimizden duymadık, görmedik. Olsaydı mutlak anlatılırdı! Ama halk arasında böyle bir söylenti var.

 

Selman Yeşilgöz ve Mehmet Çetin İstanbul’da Şeyh Sait efendinin torunu Abdülmelik Fırat ile yaptıkları söyleşide bu soruyu ona da sormuşlardı. O da, “hayır, biz böyle bir şey ne gördük, ne de aile büyüklerimizden duyduk, olsaydı mutlaka bu olay anlatılırdı”, diye yanıtlamış (Bu söyleşi İstanbul’da; yıl 6, sayı 11, Ocak 2000 tarihli Dersim dergisinde yayınlandı).

 

Yine 17 Nisan 2013 tarihinde Rehber tv’de Şeyh Sait efendinin torunu Şeyh Abdüilllah Fırat ile yapılan söyleşide Alevilerle ilgili sorulan bir soru üzerine;

 

“Tabii, Alevilerin (Varto Alevilerinden bahsediyor) çok büyük bir darbesi oldu. Aleviler de Halit Bey’den (Cibranlı Halit Bey Kürt’tür, Şeyh Sait efendi ise Zaza’dır) dolayı Şeyh efendiye buğzettiler. Mehmet Şerif Fırat kitabında yazıyor ve doğrudur. Şeyh Sait efendi Alevi ağalarını topluyor ve diyor, ‘gelin, bana yardım edin.’ Diyorlar ki, ‘Biz senin seyyid olduğunu biliyoruz. Seni de seviyoruz, fakat seninle Cibranlı ağalar senin (kayınlarıdır) akrabalarındır.

 

Bizimle onlar arasında 150 senelik bir kavga var. Biz birbirimizden adam öldürmüşüz. Bizimle Cibranlıların bir araya gelmeleri mümkün değil. Biliyoruz ki Cibranlılar seninle beraber olacaklar. Biz onların bulunduğu yerde muhalefet ederiz’. Mustafa Kemal de Bitlis’e, Diyarbakır’a, Mardin’e adamlarını gönderdi. Buralarda bazı şeyhlerle toplantılar yapıldı. Cenabı Hak, kıyamet gününde mutlaka bu ihaneti yapanları yargılayacaktır” diye konuştu.

Kaynak: http://www.haberdiyarbakir.net/seyh-saidin-torunu-abdulillah-firattan-tarihi-aciklamalar-58105h/#ixzz4n0DI6kuk

 

Gördüğünüz gibi dedesinin Seyit Rıza‘nın yanına gittiğine dair bir durum olsaydı, bu sorunun içinde onun da cevabı olacaktı. Sadece Vartolu Alevi Zazalarla bir toplantı yapılmış. Bu toplantıda da birleşmemenin nedeni (Şafii) Kürt olan Cibran aşiretidir.

 

Dün Sait Çiya Facebook sayfasında altta adı ve kaynağı belli olan kitaptan Şeyh Sait’in Varto’da Hormek aşiretine gönderdiği mektuptan kısa bir yazı aktardı.
“Din-i mübini Ahmedi’yi, kâfir olan M. Kemal’in yedi zulmünden tahlis etmek (kurtarmak) gazası niyetiyle susar’a hareket edildi. Bu gaza ve cihadın mezhep ve tarikat tefrik edilmeden, ‘La ilahe illallah, Muhammedün Resulüllah’ diyen bütün İslam muvahhidleri üzerinde farz olduğundan, büyük bir gayret ve secaat sahibi olan Müslüman aşiretinizin de şeriat-ı garrayı Ahmediyye’ye ve bu cihad-ı ekbere itba’ edeceğinize itimadım berkemaldir. Ya eyyühel-ensar, dinimizi ve namusumuzu bu mülhidlerin (imansızların) elinden kurtaralım, size istediğiniz yerleri verelim. Bu dinsiz hükümet bizi de kendisi gibi dinsiz yapacaktır.

 

Şeyh Sait’in Xormek Ağalarına gönderdiği mektup. Kaynak: Doğu İlleri ve Varto Tarihi M. Şerif Fırat

 

“Bu yazıdan anlaşılacağı gibi,

 

Şıx Sait’in amacı neydi, Kürtlük, Zazalık, Şeriat tartışmaları bir yana, bu mektupta önemli olan, Şıx Sait’in Aleviliĝi İslâm’ın dışında görmemesidir. Farklılığı „mezhep ve tarikat“ çerçevesinde görmesidir.”
Sait Çiya

 

Zaza halkının Sünni ve Alevi kesimi birbirinin inacını kabul ederek, kimse kimsenin inancına karışmadan ve Sünni inaçlı halk kesimleri baskı yapmadan demokratik ulusal mücadelesini geliştirmesi ve sürdürmesi gerekiyor. Tabii ki Sünni inancı devlet tarafından desteklenen egemen bir inançtır. Alevi inanci ise halen genel Sünni kesim (Türk, Kürt, Zaza, Laz, Arap vs.) tarafından dışlanan, hor görülen, aynı zamanda devlet tarafından tanınmayan bir inançtır.
Bu durumu Sünni inançlı Zaza kardeşlerimiz bilmeli ve Sünni Zaza halkımız arasında Zaza Alevilerin ve diğer Alevilerin inanç özgürlüğüne sahip çıkması, desteklemesi, bu yönde çaba sarfetmesi halkımızın özgürlüğü için zorunludur.

 

Son zamanlarda Şeyh Sait ve Seyit Rıza üzerinden tartışma yaratan Dersimlilerde suçlayıcı, uzak durma yerine, meramını, derdini anlatacak yazılar ve bu şekilde bir iletişim gelştirmeleri Zaza halkı açısından daha fayadalı olacağını düşünüyorum. Zaten çok alıngan, yine sıkıştırılmış bir Zaza halk kimliği, sıkıştırılımş bir Alevi inancı kesimi olunca, durumu ve ortamı daha da gergin hale getiriyor.

 

Ne yazık ki 92 yıl sonrada çözülmemiş Alevi sorunu, 92 yıl sonra halen Alevi Zaza ve Sünni Zazalar arasında sağlıklı bir ortamı tam yaratmamıştır. Bizim çalışmalarımız halkımızı bu sorunlar karşısında nasıl demokratik bir zeminde yakınlaştırabiliriz ve birbirini anlayacak seviyeye getirmek olmalıdır.

 

Zaza ulusal mücadelesine taraf olan kesim, Şeyh Sait ile Seyit Rıza’nın aralarında sosyolojik (inançsal fark) bir farkın yok olduğunu düşünenlerden değiliz. Bu fark vardı ve halen halkın önemli kesiminde vardır. Amaç hem ulusal mücadeleyi geliştirmek hem de bu iki kesimin birbirini tanımasını sağlamak ve mücadeleye ortak etmekir.
Ancak biz Zaza halkının bugünkü kuşakların iki tarafın çoğu, o günkü küşakların yapısından çok daha farklı olduklarını ve daha liberal hayata adapte olduklarını ve gelişen Zaza ve Kürt ulusal mücadeleleri, bu iki kesimin biribirlerini daha çok iyi anladıklarını görüyoruz. Ama daha çok kat edilecek yol vardır.
Sorun geçmişteki sosyolojik farkı gündemde tutan veya gündeme taşıyanların, sorunu çözme yanından olmalıdır, sadece sorgulamak olmamalıdır.

 

Sorgulayan insanlar şuna cevap bulması gerekiyor:

 

Türk egemen gücü altında kalmak, Zaza halkının varlığını ortaya koymak, Sünni Zazalara bir olmaktan daha mı iyidir?

Zaza ve Kürt coğrafyasındaki illegal olan Türk devletinin işgalı altında kalmak, Sünni Zazalarla bir olmak, bağımsız bir halk olmaktan daha mı iyidir? Türk devletine asimile olmak, Sünni Zazalarla yan yana gelmekten daha mı iyidir?
Bunları düşünerek ve bu yönde atılacak adımlar bir yandan bizi daha olumlu düşünmeye ve çözüm bulmaya, öte yandan inançsal egemen olan kesimi bu yönde çözüme davet etmek daha kolaylaşır.

 

Alevi Zaza ve Sünni Zaza aydınlarının bu halkın iki kesimini nasıl yan yana getirebiliriz diye bir soruya yanıt arayacaklara bir veya birden çok cevap için bir örnekle belirtmek istiyorum.
1857 yılında yapılan New York Central Park şu nedenden dolayı yapılır:

 

Amerika kıtasında, Avrupa’dan New York’a gelen insanlar biribirini sevmez, düşmanlık hat safhada. Aydınlar ve idari yönetim bu konuda çok düşünür ve sonunda şu görüşe varırılar: Biz öyle bir park yapalım ki büyük olsun ve herkes oraya gelebilsin, birbirlerini görünce, birbirilerine çok benzediklerini ve bu buluşma ve görüşmler iletişimi sağlar, var olan düşmanlık ortadan kalkar.

 

Bu görüş üzerine çalışmaya başlarlar ve o yıl 16.000 kişiyle 16 yıl süren park çalışması sonunda biter. İnsanların bu parka geliş ve gidişleriyle zamanla sükünet başlar. Şimdiyse senede 25 milyon insanın ziyaret ettiği söylenir.
Zaza aydınları da bu gibi düşünceleri geliştirmeleriyle zamanla zıt görünen ve yanlış olan görüşler ortadan kalkar. Bu sorunları çok yazmak yerine Zaza halkının daha hızlı yan yana ve bu bütünülüğünü sağlama yönünde pratik çalışmalarla mümkündür.

 

Bu sorunları gündemde tutan aydınların iki kesiminde Zazaca’nın kaybolmaması yönünde hassas olduklarını görüyorum, ancak bu hassasiyet bazı eskikleri içinde barındırıyor. Örneğin: Türk Eğitim sisteminde asimile edilen gençlerimizi TEO birinciliğiyle övüyoruz, bol bol paylaşımlar yapıyoruz ama aynı şeyi neden her yılın Zazaca seçmeli ders dönemi için yoğun bir propagandasını ve paylaşımını yapmıyoruz? Neden çok çaba harcamıyoruz? gibi soruları kendimize sormalıyız. Seçmeli ders yerine TEO gibi asimilasyon makinenin teşvikini yapmamalıyız.
Zazalar olarak (Alevisiyle ve Sünnisiyle) Türk ve Kürt Ulusalcılığını kabul etmememiz, doğru bir davranıştır ve değerli bir duruş olarak görüyorum.

 

Ancak Zaza ulusal mücadelesine karşı gelmek, Zaza halkını; Türk ve Kürt ulusalcılığın egemenliğine bırakmak, teslim etmek demektir ve bu da bizim yok olmamızı beraberinde getirir. Bu hususu göz ardı etmiyelim ve bu yönde çaba sarf etmeliyiz. Nasılki hırıstiyanlar, Museviler  dini inançları seküler  hale getirdilerse ve çağdaş dünyaya uyarladılarsa ve uydularsa Zaza halkıda bu yönde kendini geliştirmelidir ve uygulamalıdır.

 

Bu konuda Aleviler bu çağa uymaktadırlar. Sunni inançlı halklarda (bizim için başta Zazalar ve diğer halklarda) bu konuda kendini geliştirmelidir. Din döngüsü çağı geçmış, bugükü toplumlara cevap vermeyen ve geçmişin siyasi yönetimleridir. Allah icat etti, Allahın emri sözcükleri sadece bu siyasi yönetime sürülmüş bir ciladır. Bize gösteriyor ki din yüzünden  1925 de Şeyh Sait yanı başındaki Alevi Zazalardan destek göremedi ve yanlız kaldı, bu yüzden yenildi. Yine bize gösteriyor ki  1938 de ise yine din yüzünden Dersim  Zazaları yanlız kaldı ve büyük soykırıma uğradı.

 

Bu geçmişten ders alamazsak artık kökten yok olacağız. Ayrışmayı körüklemek yerine ortak noktaları görmek, çoğaltmak gerekiyor. Kürt dincilerine, Türk dincilerine yaklaştıkça yani başınızdaki diğer Zazalara mesafe koymayı hedefliyorsunuz demektir. Buda Zaza halkının tümünün gelecekte yok olmasını istiyen dinle oyalıyanların oynuna gelmış olursunuz. Hepizimiz buna dikkat etmek zorundayız. En çok inançlı insanların dikkat etmesi gerekiyor.

 

Haydar Şahin, 16.07.2017

(Visited 275 times, 1 visits today)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

666 kere okundu

Widgetized Section

Go to Admin » appearance » Widgets » and move a widget into Advertise Widget Zone