PİR-E ZAN

Ekleyen Erdal Yado on 19/02/2019. · Yorum Yok · Bu Gönderiyi Paylaş

altında yayımlandı Alevilik, Dersim, Editörün Seçtikleri, Manşet, Politika, Tarih, Türkiye, Yazılar

Widgetized Section

Go to Admin » Appearance » Widgets » and move Gabfire Widget: Share into that BigPicture-Share zone

PİR-E ZAN (*) (*) Dipnot olacak sayfanın altına: Originally Published: November 24, 2010

 

Anna KRASNOWOLSKA

 

İngilizceden Çeviri: Erdal Killi

 

 

Pir-e Zan kış ayların kişilestirilmiş hali ve takvim kaynaklı bir efsanenin başrolündeki yaşlı bir kadındır. İran, Afganistan ve Orta Asya dışında bu efsane tüm guney Avrupa ve Balkanlar’da (Portekiz’den Bulgaristan’a kadar) Türkiye’de, Arap yakın Doğu’da ve Afrikanin kuzeyine (Fas ve Mısır) kadar yayılmıştır. Bazı değişiklikler ile bu efsanenin izlerine Alp Dagları’nda ve İngiliz adalarında rastlamak mümkün. (van Gennep, 1/III/1, pp. 250-55; Shaineanu, pp. 107-27; Mikov, pp. 77-78; d’Herbelot, p. 69; Galand-Pernot; Basset, pp. 151-53)

Avrupa ve Kuzey Afrika’da toplanan bu efsanenin değişik versiyonları, sınırlı sayıda tekrarlayıcı unsurdan oluşan ortak bir desen üzerine inşa edilmiştir. Efsane mevsimin kıştan bahara evrildigi dönemde (Şubat ayının bittiği Mart ayının başladığı) başgösteren beklenmedik ani soğukları konu alıyor.Yaşlı kadın ve islevsel eşi dışında efsanenin diger kahramanlarını şöyle sıralamak mümkün: Ocak ve Şubat ayının kişsileştirilmiş hali olan yaşlı kadının 2 kardeşi, keçi, dana, koyun sürüsü ve kuş gibi bazı hayvanlar. Anlatımın sürekli geri dönen motifi şöyledir: Kahraman, kış mevsimi veya kış mevsiminden herhangi bir ayı ile dalga geçer, onu küçümser. Bunun üzerine küçümsenen taraf intikam alır. Bu intikam genellikle suçlunun, onun çocuklarının veya hayvanlarının donarak öldürülmesi sonucu alınır. Kahramanin alaycılığı veya küçümsemesi kısa bir şiir ve kafiyeli kısa bir söylem şeklinde olabiliyor. Anlatımın diğer ortak bir özelliği ise intikam alabilmek için bitmek üzere olan ayın kardeşi gelecek aydan bir kaç gün veya soğuk hava borç almak istemesidir. Bu gün borç etme motifi bazen takvime eklenen günlerin (intercalary) nerden geldikleri konusunda ipucu veriyor. Efsanenin bazı versiyonlarında yaşlı kadın taşa, kayaya veya dağa dönüşüyor.

Benzer masallar İrani kültürün etkili olduğu bölgelerde yaygındır ve iki kaynaktan özellikler taşımaktadır: Birincisi Arap Ad efsanesidir. Bu efsane yazılı kaynaklarda (özellikle, Kuran 7:65-72; 11:50-60; 26:123-40; 41:13-16; 54:18-20; 69:4-7; cf. Ṭabari, I/1, pp. 231 ff.; Buhl, p. 169.), var ve Suriye takvimine göre anlatılmakta. İkinci grup ise doğa kültlerinden kök bulmuş halk inançlarıdır. Bu inançların Zerdüstlüğe bağlı oldukları veya geleneksel kırsal kesimde zamanı hesap etme sisteminden kaldıkları düşünülmekte.

Yaşlı kadının efsanesi Abu Reyhan Biruni tarafindan Suriye (Biruni kendisi “Romen” diyor) takvimi bağlamında dile getirilmiş (Biruni, 1923, pp. 254-56; Idem, 1983, pp. 262-64; Idem, 1954-56, I, p. 270; Masudi, III, pp. 410-11; Ebn Qotayba, 1956, p. 130; Qazvini, 1849, p. 77; Idem, 1982, p. 75). Kışın sonuna doğru başlayan yaşlı kadının 7 günden (inanışa göre bu 7 gün çok soğuk geçer) ilk 3 tanesi Şubat ayının son 3 günüdür. Kalan diğer 4 gün ise Mart ayının (Adar) ilk 4 günüdür. Artık yılda (leap year) 7 günün 4 günü Şubat’tan kalan, 3 günü ise Mart’a aittir. Bu günlere “Yaşlı Kadın’ın Günleri” (Arapca ayyām al-ajuz), “Yaşlı Kadın’ın Soğuğu” (Arapca bard al-ajuz; cf. Dehḵodā, entries “Bard al-‘Ajuz”, Vol. X, pp. 851-2, ve “‘Ajuz”, Vol. XXXIV, p. 117.) denilmekte. Bu 7 güne Arapça verilen diger bir isim ise “Mavi Gözleri Olanın Günleri”dir (Arapça ayyām al-šahlā). Anlatıma göre Ad aşireti beklenmedik soğuğa yakalanır ve yok olur, sadece yaşlı bir kadın hayatta kalır.

Efsanenin diğer versiyonlarına göre havanın ısınması ile birlikte kışlık elbiselerini çıkaran yaşlı kadın, soğukların dönmesi ile birlikte donarak can verir.

Diğer bir anlatıma göre ise geleceği gören bir kişi aşiretine feci soğukların geleceğini söyler fakat aşiret üyeleri bu uyarıya kulak asmaz ve koyunları kırparlar. Yünü kırpılan koyunlar daha sonra soğuktan dolayı can verir. Yaşlı kadının günleri uğursuz sayılır(Biruni, 1923, p. 255; Idem, 1983, p. 263). Yaşlı kadının günlerinin hepisinin hava durumunu tarif eden isimleri var. Bu günlerden en sonuncusuna Arapca Motfi al-jamr (Parlayan Közü Söndüren Gün) denir ve 7 günün en soğuğudur.

Benzer bir efsaneyi Biruni, Harzem takviminin Rimazd ayının (bu ay bir zamanlar baharın ilk ayıydı) 15’e göre anlatır. Harzem’de bu geceye Mina isminde bir kraliçenin anasına bağlılık olarak “Mina’nın Gecesi” denilirdi. Anlatıma göre kraliçe Mina, havaya aldanmış, elbiselerini çıkarmış ve sonra donarak ölmüştür (Biruni, 1923, p. 236).

Fars folklorunda, yaşlı kadın hakkındaki efsaneler, kışın iki büyük bölümünü kapsayan geçiş dönemlerini birbirine bağlanır. Bu geçiş dönemine Car Car (Sesla, Ahman, Bahman) denir. Car Car günleri Cella ye Bozorg’u (Büyük Kış) ve Cella ye Kuceka (Küçük Kış) bağlayan günler için kullanılır. Car Car günleri iki kış dönemini birbirine bağladığı gibi Newroz öncesi Esfand’ın bir parcasida olabiliyorlar (Enjavi, I, pp. 2, 4, 5, 10, 47; II, p. 142) İkinci durumda, bu günler eski panja (panja-ye mostaraqa, andargāh: eski ve yeni yılın başlangıcı arasına sokulan beş epagemonal gün) karşılık gelebilir, bkz. Taqizāda, s. 70-80 ). Genellikle yaşlı kadına adanmış bu gün gruplarının isimleri bölgeden bölgeye değişiyor (ajuz, ajuza, ajuk-bajuk, pir-e zan, nana pir-zan, pir-e šešla, vs.). Dāyā, Dādā, Dā, Dā-pari, Dālu, Dāyāla (‘anne’, ‘besleyici’, vb) gibi isimler Luristān ve merkezi İran’da bulunabilir (Asadiān ve ark., S. 210-11; Enjavi, I, sf 47; II, s. 145, 147-48, 195)

Tacikistan ve Afganistan’da genellikle yaşlı kadın (ojuza, ajuzak, kampir, kampirak, kur-mama, pir-zal) hemen Newroz öncesi olan yedi (7) günü (gün sayısı değişebilir) yönetiyor (Andreev, 1958, p. 331; Idem, 1925, pp. 174-75; Andreev and Pisarchik, p. 156; see also Snesarev, 1969, p. 194; Lentz, pp. 12-13). Afganistan’ın Panjsir Vadisi’nde yaşlı kadının günleri iki ayrı bölüm halinde yaşanıyor. Uzun ve kisa Ujuza donemi (Ujuza-yi kalon ve Ujuza-yi ḵyrt) dedikleri bu iki donemin sonuncusu Newroz’dan hemen önce yaşanıyor. İlki ise bir ay önce yaşanıyor (Andreev, 1927a, p. 67; Lentz, pp. 13, 18). İnsan vücuduna göre takvim hesabı (Hesab-e mard) yapılan bölgelerde (bak: Krasnowolska, 1998, pp. 54-59) bu günler güneşin “kalb”” safhasına gelmesinden öncedir. Bu ilkbahar gündönümüne (vernal equinox) tekabul eder (Mukhiddinov, p. 155; for other versions see Andreev, 1958, pp. 158, 165, 167; Idem, 1927b, p. 24).

Yaşlı kadının günleri bazı mitilojik temalar ile alakalıdır. Orta ve Batı İran’da yaygın olan bir grup masal “Akdeniz” özellikleri taşıyor: Yaşlı kadın kışın sonuna doğru genellikle bir peygamber veya aziz (Musa, Suleyman, Hud, Muhammed, Ali) yoluyla develerinin gebe kalması için Allah’a soğuk hava için (burda yerel borç etme motifini görüyoruz) yalvarır. Yaşlı kadının isteği yerine gelir ve hava kışa döner toprak buz tutar ve develer gebe kalır. Bundan sonra havalar yine ısınmaya başlar. Bu arada kadın kar fırtınasında veya donarak ölür (Enjavi, I, pp. 3-4, 47, 125; II, pp. 140, 142; Aẓami, pp. 103-4). Bazı anlatımlarda şımarıklığın cezalandırıldığını görüyoruz. Yaşlı kadın kendisine iyi davrananın niyetini kötüye kullanır ve saklandığı yerden erken çıkar ve donarak ölür. Anlatımın bazı versiyonlarında Ad efsanesi ile açık bir bağ bulunmakta (Enjavi I, pp. 3, 4; II, pp. 9, 10, 15, 19, 140, 142). Bu anlatımın bazı unsurları (elements) örneğin yaşlı kadının kar fırtınasından korunmak için bir mağaraya, sandığa veya ağaç oyuğuna saklanması Tajikistan’da da anlatılıyor (Andreev, 1925, pp. 174-75; Idem, 1927b, pp. 23-24; Andreev and Pisarchik, pp. 156-57).

Anlatılan bir diğer yaygın senaryoya göre ise yaşlı kadının oğlu/oğulları veya kocası güzel havaya aldanırlar dağlara çıkarlar ve fırtınada donarak can verirler (Enjavi, I, pp. 5, 11; II, pp. 8, 9, 145-46, 151; Asadiān et al., p. 213). Bu tür hikayeler, kar fırtınasıyla boğuşan bir kabile ile ilgili de olabilir. Örneğin Seqqaq isimli Kürt aşiretin hikayesi Ad aşiretinin hikayesi ile bir çok benzerlik taşıyor.

Kürtlere ait ‘Gisaki bel e mes’ isimli hikayede bakır renginde bir yavru keçi yaylaya çıkmak için barınağından erken çıkar ve donarak ölür (Ayyubiān, pp. 195-96). Yaşlı kadının birbirine rakip Ahman ve Bahman (veya Cella ye Bezorg ile Cella ye Kucek- Uzun Kış ile Kısa Kış) isimli oğulların karşılıklı ölümü ise hikayenin diğer bir variyantı olabilir. Bazen bu iki oğul sözlü veya fiziki kavgadan hemen sonra takvimi dönemleri bittigi için peşpeşe ortadan kayboluyorlar. İki Cella (kış) dönemini birbirine bağlayan Ahman-Bahman günlerinin aşırı soğuk olmaları onların dünyayı yok etme isteklerine bağlanmakta. İki kardeş arasındaki rekabet diğerini küçümseme veya kendini abartma biçiminde kısa şiir olarak da anlatılır. İki kardeşten en sert ve acımasız olan küçük kardeş dünyayı yok etmek istese de zamanı dolduğu için bu isteğini yerine getirmeden ortadan kaybolur (Enjavi, I, pp. 2-3, 6, 46, 125-26; II, pp. 8, 43, 114, 141, 145-46, 151; Asadiān et al., pp. 211-12; Ayyubiān, p. 194; Aẓami, 102-3; Rakhimov, 1957, p. 75; Kislyakov and Pisarchik, 1966, p. 185). Zerdüşt ay isimlerinin yaygın olmadığı Orta Asya ve Afganistan’da kışın iki bölümünü tarif etmek için yine de Ahman ve Bahman isimleri kullanılır (Andreev, 1925, p. 174; Kisliakov and Pisarchik, 1970, pp. 173-74; Dzhakhonov, 1985, p. 88). Bu tip anlatımlarda karşımıza sıkça çıkan diğer bir unsur ise yaşlı kadının oğulları için tuttugu yas ve onların ölümünden sonra intihar etmesidir.

Hikayenin başka anlatımlarında yaşlı kadının Kürt oğlu (pesar-e pir-e zan, pesar-e ṣayyād, pesar-e kordi, Kordak, Kord-Ali, Kordoḡlu) karşımıza kahraman olarak çıkıyor. Bu anlatımda kahraman dağ veya steplerde aniden bastıran soğuklara yakalanır. Elementler ile savaşan kahraman (mağaraya saklanıyor, karda bir delik açıyor, bir kayanın altına saklanıyor) ölüme yaklaşıyor ama kendi çabası veya annesinin çabası sonucu ölümden kurtuluyor. Anlatımlara göre kahraman genç kendisini sıcak tutmak için bir taş taşıyor veya bir taşı tepeden aşağı doğru sonra aşağıdan yukarıya doğru yuvarlatıyor veya kendisi aşağıya doğru yuvarlanıyor ve sonra bir tepeye çıkıp havaların ısınmasını karın erimesini bekliyor (Enjavi, I, pp. 7-9; II, pp. 8, 11, 18, 20, 42, 46, 146). Gencin yaşlı kadın tarafindan kurtarıldığını anlatan versiyonlarda kadın evinin damında büyük bir ateş veya çıkrık gibi herhangi bir eşyasını yakıyor veya yanan odun parçasını veya yanan süpügeyi gökyüzüne doğru fırlatıyor, kara sıcak çorba veya su döküyor veya üzüntüden kendisini damdan asağıya atıyor. Bu yol ile sağlanan sıcaklık dünyanın nefes almasını sağlıyor. Sonuç olarak fırtına diniyor, kar eriyor ve genç evine dönüyor. Hikayade bir tür hava durumu tahimini var: gelecek yılın hava durumu yaşlı kadın veya onun fırlattığı eşyanın düştüğü yere göre şekilleneceği düşünülüyor (Enjavi I, pp. 6-10, 102; II, pp. 140, 146; Asadiān et al., p. 211; Aẓami, p. 93).

Afganistan ve İran’da Newroz veya yaşlı kadına bağlı olarak bir birine kavuşamayan iki kişinin tavkimi anlatımları yaygındır. Bu tür anlatımlarda yaşlı kadın Ajuza veya baska isimleri ile Ajuzak, Kampirak, Bibi Nowuzi, Kala Nowruzi onu senede bir kere ziyaret eden eşini veya sevgilisini (bu yaşlı adamın değişik sıfat veya isimleri var: yaşlı adam, avcı, Amu Nowruz, Nowruz-Ali) bekliyor. Buluşmak için hazırlıklar yapan kadın uyuya kalıyor ve eşi ile buluşamıyor. Bu senaryo her yıl yaşanıyor bunun için kadın ve eşninin hiç bir zaman bir araya gelemedikleri söyleniyor. Bazı anlatımlarda kadın bir bahar çiçeği olarak tarif edilirken adam ise kış mevsimi olarak anlatılıyor (Hackin and Kohzad, pp. 60-62; Šour, pp. 431-32; Ḡeštelay, pp. 116-17; Enjavi, I, pp. 6, 9, 11; II, p. 114; Aẓami, p. 93; Honari, p. 64; Hedāyat, pp. 302-3; Eilers, II/1, pp. 183-84; II/2, p. 432; Ayyubiān, p. 195). Bu tür hikayeler hava tahimini ile bitebiliyor.

Ajuza günlerinde dünyanın nefes aldığı (Farsça nafas zadan veya nafas kešidan-e zamin; Tacikce: taf-i zamin) veya havanın soğuk olmasına rağmen toprağın içerden dışarıya doğru ısındığı veya suyun ısındığı İrani dünyada genel bir inançtır (Enjavi, I, pp. 1, 8, 9, 102; II, pp. 8, 16, 18-20, 139, 142-46, 150, 196; Asadiān et al., pp. 213-14; Andreev, 1958, 331-32; Mukhiddinov, 1984, p. 155; Kislyakov and Pisarchik, 1966, p. 185). Bu inancın jamarat (yanan köz) ile alakadar olduğu görülüyor. Bu jamaratlar (cemrelerin) Suriye takvimine göre Ajuz günlerden önce Şubat ayının 7, 14 ve 21 (İranca Sobat) tarihlerinde düşüyor (Biruni, 1923, pp. 253-54; Idem, 1983, p. 262; Masudi, p. 410; Qazvini, 1849, p. 77; Idem, 1982, p. 75).

Yıl boyu baş gösteren bir çok takvimi ve dogal fenamon yaşlı kadına bağlanıyor. Buna göre dolu yaşlı kadının kopan kolyesindeki boncuklardır, kar yaslı kadının yırtılan yastığından dökülüyor, yağmur yaşlı kadın elbiselerini yıkadığından dolayı yağıyor ve rüzgar yaşlı kadın çevresinde döndüğünden dolayı oluyor. Şimşek çakması icin 3 neden gösteriliyor: Yaşlı kadın sütten yağ çıkarmaya çalışıyor, el değirmeni taşlarını çeviriyor veya atını sürüyor. Tacikistan’ın bazı bölgelerinde mantarların yaşlı kadının elbiselerinden dökülen bitler olduğuna inanılır (Enjavi, I, pp. 2, 5, 10-11, 125; II, pp. 145, 147; Asadiān et al., p. 212; Abdali, pp. 200-1; Emādi, p. 604; Dupree, p. 99; Andreev, 1925, pp. 172-73; Braginskiǐ, p. 93; Andreev and Polovtsev, p. 35).

Orta Asya’da ve Afganistan’da Ajuz (Ajuzak, Kamparik) tek gözlü kötü huylu eğri büyrü bir cadı olarak tarif ediliyor. İnanca göre Ajuz çocukları kaçırıp yiyor ve hayvanlar ile tarlalara zarar verebiliyor. Bunun içindir ki Ajuz günlerinde çocuklar ile ilgili bazı yasaklar mevcut (Andreev and Pisarchik, pp. 156-57; Andreev, 1925, pp. 175-76; Idem, 1927b, p. 24; Lentz, p. 18; Dupree, p. 99).

İrani dünyanın değişik bölgelerinde yaşlı kadının bazı izleri hava ve ekin tanrıçası olarak varlığını sürdürüyor. Pamir dağlarında (Vakan, İskasim, Rosan) ilkbahardaki ekin ile sonbahardaki hasat işlerinde uygulanan tarım ritüellerinin bir parçası olarak yaşlı kadın (Kampir, Kampirak) bir maskeli oyuncu veya kukla şeklinde varlığını sürdürüyor. İyi mahsül almak umudu ile ona değişik adaklar adanıyor (Mukhiddinov, 1986, pp. 84-85; Idem, 1975, p. 97, n. 13; Idem, 1973, p. 104; Andreev, 1953-58, II, p. 82; see also Andreev and Polovtsev, pp. 24-25; Andreev and Pisarchik, p. 104; Rozenfel’d, p. 116; Snesarev, pp. 194-95; Gryunberg and Steblin-Kamenskiǐ, pp. 163, 166). Yaşlı kadına (Dayala, Ajuza) adak adama geleneği Batı İran’da da biliniyor (Asadian pp. 210-11; Enjavi, II, p. 18). Yaylacı Lur aşireti bu adakları sonbaharda Tulteken Festivali’nde sunuyor.

İranlı Ajuza’nın kişiliği karmaşıktır ve onun efsanevi döngüsü değişik karakter ve kökenin özelliklerini taşıyor. Yaşlı kadın kışın yıkıcı özelliğininin kişileştirilmiş halidir ama aynı zamanda kışın kurbanı olabiliyor veya kışı sonlandıran kişi olarak da karşımıza çıkıyor ve bunu çocuklarını kurban vererek veya kendi ölümü ile gerçekleştiriyor. Yaşlı kadın özellikle Doğu İran’da Doğa Tanrıçası olarak bazı özelliklerini korumuş: İnanışa göre o hem havaya yön veriyor hem de mahsül üzerinde etkili oluyor. Bu özellikleri ile yaşlı kadın hem kötü hem de iyi olabiliyor. Yaşlı kadın için kullanilan Data ve Dayala (anne, besleyen, üvey anne) gibi isimlerden onun Doğurganlık Tanrıçası olabileceğini anlıyoruz. “Kürt genci” gibi efsaneler ile yaşlı kadın genç bir Tanrının ölümü ve tekrar doğuşu döngüsünün yasını tutan Demeter ile benzerlik gösteriyor. Elimizdeki bilgiler daha sonra sinsi ve garip (grotesk) bir hal alan büyük bir Tanrıçanın unutulmuş mitolojisinin izlerini gösteriyor.

 

Kaynakça:

  1. Abdali, Tālešihā kist-and? [Tehran], 1990.
  2. S. Andreev, “Po ètnografii tadzhikov” (On the ethnography of the Tajiks), in Tadzhikistan. Sbornik stateǐ, ed. N. L. Korzhenevskiǐ, Tashkent, 1925, pp. 151-77.

Idem, Po ètnologii Afganistana: dolina Pandzhshir. Materialy iz poezdki v Afganistan v 1926 g. (On the ethnology of Afghanistan: the Panjshir valley. Materials from the trip to Afghanistan in 1926), Tashkent, 1927a.

Idem, Iz materialov po mifologii tadzhikov, Iz kratkogo otcheta po etnograficheskoǐ èkspeditsii pod rukovodstvom M. S. Andreeva v Tadzhikistan v 1925 g., vyp. I, Tashkent, 1927b, pp. 20-26.

Idem, Tadzhiki doliny Khuf: verkhov’ya Amu-Dar’i (Tajiks of the Khuf valley: the upper stream of the Amu Darya River), 2 vols., Stalinabad, 1953-58.

  1. S. Andreev and A. K. Pisarchik, Materialy po ètnografii Yagnoba (Materials on the ethnography of Yaghnob), Dushanbe, 1970.

M.S. Andreev, A.A. Polovtsev, Materialy po ètnografii iranskikh plemien sredneǐ Azii (Materials on the ethnography of the Iranian peoples of Central Asia), S. Peterburg 1911.

  1. Asadiān-Ḵorramābādi, M. Ḥ. Bājelān-Farroḵi, and M. Kiāi, Bāvarhā wa dānestehā dar Lorestān wa Ilām, [Tehran], 1979.
  2. Ayyubiān, “Taqwim-e maḥalli-e kordi,” Našriya-ye Dāneškada-ye Adabiyāt-e Dānešgāh-e Tabriz 16/2, 1343 Š./1964, pp. 188-209.

Č. Aẓami-Sangesari, “Jašnhā-ye maḥalli-e Sangesar,” Barrasihā-ye Tāriḵi 3/5, 1347 Š./1968, pp. 86-106.

  1. Basset, “Les jours d’emprunt chez les Arabes,” Revue des Traditions Populaires 5, 1890, pp. 151-53.

Abu Reyḥān Biruni, Ketāb al-āṯār al-bāqiya ʿan al-qorun al-ḵāliya, ed. C. E. Sachau as Chronologie orientalischer Völker, Leipzig, 1923; tr. E. Sachau as The Chronology of the Ancient Nations, London, 1879, repr. Frankfurt am Main, 1969; tr. into Russian as Pamyatniki minuvshikh pokoleniǐ, in Abu Reǐkhan Beruni (973-1048). Izbrannye proizvedeniya, vol. I, Tashkent, 1957.

Idem, Al-Qānun al-Masudi, 3 vols., Hyderabad, Deccan, 1954-56.

Idem, Ketāb al-tafhim le awāel ṣenāʿat al-tanjim, ed. J. Homāʾi, Tehran, 1937-39; rev. and enl. ed. Tehran, 1983.

  1. S. Braginskiǐ, Iz istorii tadzhikskoǐ narodnoǐ poèzii (From the history of Tajik folk poetry), Moscow, 1956.
  2. Buhl, “Ād,” EI² , vol. I, 1960, p. 169.
  3. ʿEmādi, “Vāžehā-i az gāhšomāri-e kohan-e deylami,” in Sevvomin kongera-ye taḥqiqāt-e Irāni, vol. I, ed. M. Rowšan, Tehran, 1972, pp. 589-630.
  4. Eilers, Westiranische Mundarten aus der Sammlung Wilhelm Eilers, 3 vols., Stuttgart and Wiesbaden, 1976-88; vol. II (2 parts): Die Mundart von Gäz, Stuttgart and Wiesbaden, 1979.
  5. A. Enjavi-Širāzi, Jašnhā wa ādāb wa moʿtaqedāt-e zemestān, 2 vols., Tehran, 1973-75.

ʿAli-Akbar Dehḵoda, Loḡat-nāma, 50 vols., Tehran, 1958-68.

  1. Dupree, Afghanistan, Princeton, 1980.
  2. Dzhakhonov, “Zemledel’cheskiǐ narodnyǐ kalendar’ i schet vremeni u tadzhikov Sokha” (Agricultural folk calendar and counting of time as observed for of the Tajiks of Sokh [valley]),” in E`tnografiya Tadzhikistana, ed. B. A. Litvinskiǐ, Dushanbe, 1985, pp. 86-92.

Abu Moḥammmad Abd-Allāh b. Moslem Ebn Qotayba, Ketāb al-anwā, ed. M. Hamidullah and Ch. Pellat as Kitabu’l-anwa’ (on Meteorology of the Arabs), Hyderabad, 1956; repr..

  1. Ḡeštelay, “Bibi Nowruzi,” Folklor 1, 4/5, 1352 Š./1973, pp. 116-17.
  2. L. Gryunberg and I. M. Steblin-Kamenskiǐ, Vakhanskiǐ yazyk: teksty, slovar’, grammaticheskiǐ ocherk (The Wakhi language: texts, vocabulary, grammar survey), Moscow, 1976.
  3. Hackin and A. A. Kohzad, Légendes et coutumes afghanes, Paris 1953.

Ṣ. Hedāyat, Farhang-e āmiāna-ye mardom-e Irān, ed. J. Hedāyat, Tehran, 2002.

  1. Honari and M. Ṭabāṭabāi, Āyinhā-ye nowruzi wa yek maqāle-ye taḥqiqi darbāra-ye sālhā-ye hejri wa šamsi, London, 1991.
  2. Galand-Pernet, “Ayyām al- Ad̲j̲ūz,” EI², I, p. 792.
  3. van Gennep, Manuel de folklore franÇais contemporain, 4 vols. in 10, Paris, 1937-38, repr. 1943-53 and 1977.
  4. d’Herbelot, Bibliothèque Orientale ou Dictionnaire universel contenant généralement tout ce que regarde la connoissance des peuples de l’Orient … , Paris, 1697.
  5. A. Kislyakov and A. K. Pisarchik, Tadzhiki Karategina i Darvaza (Tajiks of Qarategin and Darvaz), 3 vols., Dushanbe, 1966-76.
  6. Krasnowolska, “The Old Woman’s Days: a ‘Mediterranean’ Calendar Myth in Iran,” Iranica Cracoviensia. Cracow Iranian Studies in Memory of Władysław Dulęba, ed. A. Krasnowolska, Krakow, 1996, pp. 43-61.

Idem, Some Key Figures of Iranian Calendar Mythology (Winter and Spring), Krakow, 1998.

  1. Lentz, Zeitrechnung in Nuristan und am Pamir, Berlin, 1939.

Abu’l-Ḥasan ʿAli Masʿudi, Moruj al-ḏahab, ed. and tr. C. Barbier de Meynard and P. de Courtereille as Les praires d’or, 9 vols., Paris, 1861-1917.

  1. Mikov, Parvomartenska obrednost: Balgarski prazdnitsi i obichai (Rituals related to the 1st of March: Bulgarian holidays and rites), Sofia, 1985.
  2. Mukhiddinov, “Obryady i obychai, svyazannye s zemledeliem, u pamirskikh tadzhikov Vakhana i Ishkashima v XIX – nachale XX veka” (Ceremonies and rites related to farming as observed for the Tajiks of Vakhan and Ishkashim in the 19th and early 20th century), Sovetskaya ètnografiya 1973/3, pp. 99-109.

Idem, Zemledelie pamirskikh tadzhikov Vakhana i Ishkashima v XIX – nach. XX veka (Farming of the Pamirs Tajiks of Vakhan and Ishkashim in the 19th-early 20th century), Moscow, 1975.

Idem, “Narodnyǐ zemledel’cheskiǐ kalendar’ pamirskikh tadzhikov (XIX – nachalo XX veka)” (Folk farming calendar of the Pamirs Tajiks of the 19th-early 20th century), Pamirovedenie 1, Dushanbe, 1984, pp. 153-62.

Idem, “Obryady i obychai pripamirskikh narodnosteǐ, svyazannye s tsiklom sel’skokhozyaǐstvennykh rabot” (Ceremonies and rites of the nationalities of the Pamirs region connected with the cycle of farming works), in Drevnie obryady, verovaniya i kul’ty narodov Sredneiǐ Azii (Ancient rites, beliefs, and cults of the peoples of Central Asia), ed. V. N. Basilov, Moscow, 1986, pp. 70-93.

Zakariyā b. Moḥammad Qazvini, Ajāeb al-maḵluqāt wa ḡarāeb al-mowjudāt, ed. N. Sabuḥi, Tehran, 1982.

Idem, Āṯār al-belād wa aḵbār al-ebād, ed. F. Wüstenfeld as Zakarija Ben Muhammed ben Mahmud el-Cazwini’s Kosmographie, 2 vols. in 1, Göttingen, 1848-49; repr. Wiesbaden, 1967 and Frankfurt am Main, 1994.

  1. R. Rakhimov, “Ischislenie vremeni u tadzhikov basseǐna r. Khingou, v XIX – nachale XX v.” (Time-counting by the Tajiks of the basin of the Khingou River in the 19th-early 20th century), Sovetskaya ètnografiya 1957/2, pp. 73-87.
  2. Z. Rozenfel’d, “Materialy po ètnografii i perezhitkam drevnikh verovaniǐ tadzhikskogo naseleniya sovetskogo Badakhshana” (Materials on ethnography and survivals of ancient beliefs of the Tajik population in the Soviet Badakhshan), Sovetskaya ètnografiya 1970/3, pp. 114-19.
  3. Shaineanu, “Les jours d’emprunt,” Romania 18, 1889, pp. 107-27.
  4. P. Snesarev, Relikty domusul’manskikh verovaniǐ i obryadov u uzbekov Khorezma (Relics of pre-Muslim beliefs and rites as observed for the Uzbeks of Khwarazm), Moscow, 1969.
  5. Šour, Tarānehā-ye Kohsār, [Kabul], 1974.

Moḥammad b. Jarir Ṭabari, Ketāb tāriḵ al-rosul wa al-moluk, ed. M. J. de Goeje et al., 15 vols., Leiden, 1879-1901; repr. Leiden, 1964.

  1. H. Taqizāda, “Gāhšomāri dar Irān-e qadim,” Maqālāt-e Taqizāda, Vol. 10, ed. I. Afšār, Tehran, 1978.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

204 kere okundu

Gülengül Üsdtündağ; “Yetiş Pirim”