PİRO-SIRRU’L SIR (SIRLARIN SIRRI)-YENİ ROMAN

Author cila

has written 40 post in this blog.

Remzi AYDIN’ın yedinci romanı olan Sırru’l Sır-Piro romanı piyasaya çıktı… Bu roman, kızılbaş-Desim felsefesini görünenden-görünmeyene doğru ilmek ilmek işliyor.

Desimli Kızılbaş önderler (İsun-e Kamil) dediğimiz Raewer-Bava-Ana-Pirlerin felsefi ve Yol (Rae Heq-Rae Xızıri) bilgilerini, Pir-Mürit ilişkisini işliyor. Bu güne kadar başkaları Kızılbaşları tanımlamaya uğraştı, işin kötü yanı ise bu tanımlamalara biz bile inanmaya başladık.

Kızılbaşların üçlemesinin karşısına yeni bir üçleme geçti.  Doğa-Haq-İnsan üçlemesini boğmaya çalışan, kargaşa-unutkanlık-yeniden şekillendirme yapısını parçalamak, bizim üzerimizi ölü toprağı gibi sarmalayan katmanları yok etmekle eşdeş.

Gençlerin ve özellikle bu yolu tanımaya, keşfetmeye çalışanlar için oldukça yararlı olacak bir eser. Desim’i ve felsefesini tanımak isteyen her bireyin okuması gereken bir roman.

 

Piro-SIRRU’L SIR….(Romandan alıntıdır.)
Ey Işığın çocuğu, ey Işık İnsanı! Uçmak istiyorsun ve benden seni kanatlandırmamı bekliyorsun! Oysa ben sana, senin bedenin yok diyorum. Bu yolda uçmak isteyenler, kanatlarını kesip hiçlik alevine attılar! Işık isteyen yolcu, bedenini aleve lokma olarak öder.
Kabul et artık! Hakikat yolunda yürüyen ışık insanı, bilineni bildiğini söylemez. Çünkü, o sadece bilgiyi bildiğini bilir ama gerçekte bilineni bilen, sadece bilgidir.
Her ses bir canlıdır, bedeni ise suskunluktur. Dilsizlerin dilini kullan, karanlığın gözünü, can kulağını aç, haksız ve haklının sesi karışmasın birbirine.
Ey kendisiyle bütünle şen! Harf, sözcük, dil anlatacak şeyi olanlara gerek. Senin dilin suskunluğun dilidir, sen kabuk olan insan içindeki gizli incisin.
Güneş zeval (öğlen, en kavurucu an) noktasına geldiğinde, aşkın koru insanı yakmakta ve serinlemek için bir gölge bulunamamakta. Haq ateşiyle kora dönen insan artık gölgeyede ihtiyaç duymaz, gölge ile de oyalanmaz. İnsanı yoldan çıkaracak olan heves, alışkanlık, şehvet gibi duygular ayağın tabanı gibi yeryüzündedir. Gölge de bu anlamıyla ayaklar altında olandır, yani toprağın üstüne yansıyandır ama dünya gibi sadece aldatmaca ve hayaldir.
Ey şaşkın! Hayretle bakmaktasın evrene. Oysa hepsi sen demek! Sen evren demek.
Semboller, sayılar, gizemler, geçmiş ve gelecek uzağında değil. Bendeki bilginin Külliyatı ben miyim sanıyorsun! Yatır kendini masaya ve aç yüreğindeki hiçliğin kütüphanesini!
Ey meyhanenin eşiğine yüz süren bilge! Gerçeğin sarhoşluğunu istiyorsun ama gözün hamlıkta . Kadeh ol ve doldur kendini. Bak şarap incelmekte, saydam kadehle tekleşmekte!

The following two tabs change content below.

Latest posts by cila (see all)

3 Yanıtlar PİRO-SIRRU’L SIR (SIRLARIN SIRRI)-YENİ ROMAN

  1. Remzi Aydın 30/04/2016 de 10:23

    Remzi Aydın
    Teşekkür ederim, bu roman dört cilt olarak hazırlandı. Dört kapıyı temsil ediyor, ilk kapıdan içeriye girmişsin sevgili dost. Sanırım dörtte uçmayı deneyeceksin, tavsiye etmem:))))) sevgiyle

    Cevapla
  2. Asmên E. Gür 28/04/2016 de 22:15

    Bu romanı okuduktan sonra yaptığım ilk iş, kırda ateş yakıp közü elime almak oldu. Romanı okumadan öncesine göre közü elimde daha uzun süre tutabildim ve daha az acı hissettim. Demek ki bu güzel eseri özümseyerek okuyabilmişim. Demek ki her şey gerçekten de algılarımızı yöneten zihnimizde bitiyormuş! Bir bu mu; bu esri okuyunca “Dêsim Aleviliği”nin ne denli tarihsel olarak geriye gittiğini, ne denli derin ve ulvi (büyüleyici) olduğunu ve bizim üzerine oturduğumuz bu kadar zengin bir hazinenin farkında olmadığımızı, doğal olarak bilmediğimizi hayıflanarak gördüm.

    Cevapla
  3. Şen Erişen 27/04/2016 de 10:54

    Çok akıcı , lirik , bayıldım!

    Cevapla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

2.644 kere okundu

Gülengül Üsdtündağ; “Yetiş Pirim”