TİKKO, tehditlerine bir yenisini ekledi!

 “…Bu nerenin adaleti, Dersim sol örgütler, PKK ve devlet şiddetinin yarattığı Afganistan’dır. İnsanlar birbiriyle konuşurken dahi bu örgütlerden korkuyor. Ben bu yaz oradaydım durum bu…”

Özgür Gelecek adlı gazetede 20 Ekim 2013 tarihinde TKP-ML TİKKO’ya ait olduğu söylenen bildiride Dersim halkı yine tehdit edildi.

TİKKO tarafından yazıldığı iddia edilen bildiride, Dersim’de maden işletmeciliği yapan şirketleri bahane eden örgüt, aba altından halka sopa göstererek halkı tehdit etmesi dikkat çekti. Bildirinin dili ve savurduğu tehdit, örgütün Dersim’de Veli Sarısaltuk ve Cemal Beyazgül olayı benzeri yeni cinayetler işleyebileceğini akıllara getirdi.

İsmi muhtar öldürmeye çıkan örgüt

32-yildir-yatalak-olan-3-cocugunu-sirtinda-tasiyor_o

TİKKO’nun öldürdüğü ailenin çocukları. Kendisi de felçli olan (1987) Ahmet Ağa’yı sırtına alan örgütün militanları onu köyün ziyaretinde kurşuna dizdiler.

Bilindiği gibi, İbrahim Kaypakkaya tarafından 1972 yılında kurulan TKP-ML TİKKO, uzun yıllar boyunca Dersim halkı tarafından ‘çocuklarımız’ denilerek sahiplenildi. Aleviler ve Dersimliler içinde yaygınlık kazanan örgüt, Kaypakkaya’nın işkencede öldürülmesi sonrası örgütün başına Süleyman Cihan geldi, kendisi de Dersimli olan Cihan, örgütün yapılan 2. Konferanasında tehlikeyi görüyormuş gibi Dersim’de ‘ajan’ adı altında insan öldürmesini yasakladı, ancak 1981’de İstanbul’da yakalanan Süleyman Cihan işkencede Kaypakkaya gibi öldürüldü ve örgüt yöneticileri Dersim’de yaptıkları bölge toplantısıyla ajan adı altında köy muhtarları başta olmak üzere, pek çok alevi dedesi, halk üzerinde etkisi olan önemli aile çocuklarını öldürmeye başladı. 1990’lı yıllara kadar yüzlerce köy muhtarı ve yaşlı öldüren örgütü, bu eylemleri nedeniyle diğer devrimci örgütler tarafından da ismi muhtar öldüren örgüte çıktı. Örgütün 1987 yılında Geyiksuyu nahiyesine bağlı Sin köyünde sakat yedi çocuk babasını öldürmüş ve büyük tepki çekmişti.

Bölünme sonrası PKK’nin denetimine girdi

1994 yılında, örgütün önemli yöneticilerinin eroin ticaretine karışmasıyla, örgüt MKP ve TİKKO olarak iki kanada ayrıldıysa da, Dersim’deki faaliyetleri, PKK’nin stratejik ‘düşman’ siyasetine hizmet etme sürecine girdi. En son Ovacık’ta kalp hastası taksici Cemal Beyazgül’ü kaçıran örgüt yayınladığı bildiride PKK’nin kendilerine verdiği ajan listesi olduğunu söyleyerek, ateşkes sürecine giren PKK’nin hedefindeki insanları öldürmeye talip olduğunu söylemek zorunda kalmıştı.

ö-g_sayı_73

TİKKO’nun bildirisinden Dersimlileri tehdit eden o satırlar:
H.Merkezi:  Partimiz TKP/ML ve onun önderliğinde savaşan TİKKO bu mücadelenin en ön saflarında olmaktan vazgeçmeyecektir. Öte yandan, bahsi geçen şirketlerin temsilcileri ve çalışanları başta olmak üzere, bunlara yeme-içme, barınma , iş makinesi, traktör vb. olanaklar sağlama noktasında yardımcı olanları, bu vesile ile toprağını-arazisini satanları ve bu çalışmalara yardımcı olan köy muhtarlarını uyarıyoruz! Bu çalışmalardan vazgeçmediğiniz taktirde TİKKO gerillalarının hedefi olacaksınız!” dedi.
.

1987 yılında yaptığı örgütün 3. Konferansına kadar PKK’yi faşist bir örgüt olarak gören TİKKO. Dersim halkına uyguladığı şiddet politikasıyla güç kaybedince söylemini bay-pas ederek PKK’ye yanaştı.

Örgüt her ne kadar bunu Kürt Ulusal hareketi ile ittifak şeklinde formüle etse de, geniş kesimler örgütün PKK ile ittifak kurmaktan ziyade zayıfladığı için Türkiyeli pek çok sol örgüt gibi PKK’ya yaslanarak örgütsel devamlılığını sağlamaya çalıştığına inanmaktadır.

1981’de işkencede katledilen Süleyman Cihan’a kadar Dersim’li öldürmeyen örgüt, Süleyman Cihan’ın öldürülmesiyle beraber hızla halka karşı bir şiddet hareketine dönüştü ve yüzlerce Dersimliyi “ajan” adı altında öldürdü.

 Şirket çalışanlarına selam vereni dahi öldüreceklerini iddia ediyorlar

Unknown

Bugün 78 sekiz yaşında olan anne dilenerek sakat çocuklarına bakmaktadır. 1991 yılında kocasını öldürenleri teşhis için Erzincan DGM’ye getirilen Gülüzar ana, mahkemede kocasını sırtına alıp, ana bir kaç soru sorup geri getireceğiz diyen örgütün şefine Zazaca dilinde: “ne diyeyim senin de anan var, düzgün babaya havala ettim” sizi diyerek ifade vermeyi reddetti.
Bizler örgütten yeni tehditler yerine bu aileye yardım etmesini yaralanan gönülleri iyileştirmesini bekliyoruz.
Tehdit bildirileri yerine, Gülüzar için kampanya başlatmalılar, cenazelerini kaldırmalılar.

TİKKO’nun yayınladığı yeni bildiride,  Dersim halkının AKP hassasiyetini de hesaba katarak şöyle dedi: “Son süreçte, AKP’ye yakınlığıyla bilinen Çalık Grubu adlı şirket ve onun ASYATEK VE TUĞRUL adlı taşeron firmalarının, Ovacık’ın Cevizlidere, Biçin, Hanuşağı ve Kızılveran köylerinde “Bakır madeni arıyoruz” adı altında yürüttükleri, yürütmek istedikleri çalışmalardan Partimiz haberdardır.“ Dedikten sonra, Dersim halkına tehditler savurarak şöyle dedi: „.. Öte yandan, bahsi geçen şirketlerin temsilcileri ve çalışanları başta olmak üzere, bunlara yeme-içme, barınma , iş makinesi, traktör vb. olanaklar sağlama noktasında yardımcı olanları, bu vesile ile toprağını-arazisini satanları ve bu çalışmalara yardımcı olan köy muhtarlarını uyarıyoruz! Bu çalışmalardan vazgeçmediğiniz taktirde TİKKO gerillalarının hedefi olacaksınız!” dedi.

Kanları donduran bu tehditler örgütün yeni cinayetler, tehditler ve çok az sayıda kalan Dersim köylüsünü baskıyla kaçırtmak istediğini akıllara getirdi.

Eski TİKKO’cular tehdit söylemine ateş püskürüyor

Bildirinin söylemi ve içeriğini sorduğumuz pek çok eski TİKKO militanı örgütün bu tarz söylemini, değil devrimci demokratik hiç bir yanını olmadığını belirttiler.

Eski TİKKO militanı olan H. Yılmaz,

“Ben 1987 yılına kadar TKP/ML çevresinde kaldım, doğrusu örgütü takip etmeyeli yıllar oldu, ancak bu söylemleri görünce insan ürküyor.

İbrahim Kaypakkaya Marksist Lenininst hattan gelir. Marks’ın temel ilkesi çok nettir, sosyalistler üretim araçlarını yakmaz, üretim aracını kullanan işçiyi örgütler.

Burada bırakın bu firmaların araçlarını, köylünün aracını yakacağını dahi örgüt uyarıyor. Geçen yaz Dersim’deydim, solun Dersim politikası çorak bir çoğrafya meydana getirmiştir, Marksist olmayan, sosyalizmle bir ilgisi kalmayan bu söylem, en paramiliter sağ grupların söyleminde dahi olmaz,” dedi.

İstanbul’da araç yakmazken Dersim’de neden yakıyorlar, amaç ne?

Yılmaz’a neden Dersim’de yapılıyor bu eylemler sorumuza:

“Bir devrimci örgüt bölgelere göre adalet duygusunu uygulamaz, bir tutarlılık görünür faaliyetlerinde. Aksi durumda bu tür söylemlerin altında başka şeyler aramak lazım.

Size göre örgüt batıda ayrı Dersim’de ayrı mı davranıyor dediğimizde ise Yılmaz Dersim’lileri ürküten o meseleye değiniyor.

“Elbette size şu kadarını belirteyim, Dersim’de bu örgüt maden firmasının araçlarını yakıyor, iyi de neden Üçüncü boğaz köprüsünü yapan, İstanbul’un kuzey ormanlarını talan eden şirketlerin araçlarını yakmıyor, neden Melih Gökçek’in ODTÜ ormanlarını söken araçları yakmıyor?”

Neden?

“Nedeni açık değil mi, batıda bir devrimci örgütün üretim aracını yakması entelektüellerden, aydınlardan büyük tepki alır, bunu herkes ortaçağ barbarlığı olarak görür. Siz Dersim’de taksici öldürüyorsunuz, karakola ekmek götüren işçiyi öldürüyorsunuz, bunlar olacak şeyler değil. Kendimden utanıyorum, bizler böyle bir gelenekte yer almadık, bu şeyleri bizim karşı olduğumuz sistemler yapardı.”

H. Yılmaz’a maden ocakları Dersim’in doğasını talan ediyor, buna karşı bir mücadele verilmesi gerekmez mi sorumuza:

“Kapitalizm doğa tahribatını yapar, bırakın bunu eski Sovyet sanayileşmesini de Mao Zedung bu nedenle eleştirirdi, bu kapitalizmin doğasında var, ancak dünyanın hiç bir yerinde bunu gerekçe göstererek fabrika yakılmaz, araç yakılmaz. Fabrikanın işçisi, makineyi kullanan işçi örgütlenir, onların hakları savunulur. Madem haklı bir duruş, neden İstanbul’da yapmıyorlar, yakmak daha kolay akşam kontak kapatıp evlerine gidiyorlar ve örgütün İstanbul’daki taraftarı Dersim’den çok daha fazla. Dersim halkı doğasını korumak için demokratik mücadele veriyor, devrimci bir örgüt onu destekler, içinde yer alır, bunlar terörize ediyorlar,” dedi.

Dersim kendine devrimci diyen grupların ve devlet şiddetinin Afganistan’ıdır

suleyman_cihanin_ailesi_de_mudahil_h7893

1981 yılında İstanbul Gayrettepe işkencehanesinde ser verip sır vermeyen Dersim Ovacık doğumlu Süleyman Cihan.
İbrahim Kaypakkaya sonrası örgütün sekreti olan Cihan, ilk Dersim derneğini kurdu ve başkanlığını yaptı. Dersim’de koperatif kurarak Dersimin kalkınmasını için çalışmalar yürüttü.
Örgüt kimliği yanında Dersim kimliğini gizlemeyen ender sosyalist liderlerden biri olan Cihan’ın liderlik yaptığı dönemde, özellikle Dersim’de kendi izni olmadan kimsenin öldürülmemesini Merkez Komitesi’nin desteği ile karar altına aldı.
Ancak Cihan işkencede  öldürüldükten bir kaç ay sonra, Sin köyünde bir halk lideri olan Süleyman Tunç’u öldüren örgüt Dersim’de, muhtar, alevi dedesi, öne çıkmış pek çoğu Dersim sürgünü olan (Bakıl Ağa gibi) insanı öldürdü.
1989 yılında Seyit Rıza’nın torunu Ali Rıza Polat’ın PKK tarafından öldürülmesiyle, örgüt PKK ile yarışa girerek Dersimli öldürmeye devam etti.
2011 yılında PKK’nin Ovacık’ta bir taksiciyi öldürmesi sonrası, MKP bir taksici öldürmüş ve ardından TİKKO Cemal Beyazgül adındaki kalp hastası Taksi sürücüsünü kaçırmış ve hasta taksiciyi 27 gün dağlarda gezdirildikten sonra ölmüştü.
Koperatifler kuran Süleyman Cihan’dan kamyon, kamyonet adına herşeyi ateşe veren bir sürece girdi Dersim.
Dersim Türkiyeli ve Kürdistan devrimcilerinden yardım çığlığı diliyor, silahlı eylemleriniz Dersim halkını hedef alıyor.

Size göre bu çifte sıtandart niye, batıda gerçekten de örgüt hiç iş makinesi yakmıyor, halkı tehdit etmiyor. Kaz dağlarını talan eden firmalar üzerinden kimse Balıkkesir köylüsüne bu işçilere ekmek veren, traktörünü veren bizim düşmanımızdır demiyor, neden Dersim’de diyorlar?

“Bu örgütler bu meseleyi tartışmamıza izin vermiyorlar, insanı ürküten bu, gizlilik arkasına saklanarak fikri sınırlıyorlar. Dersim’de baraj yapmak isteyenlerler, Dersim’de silahlı gezenler aynı konseptin parçası oldukları bu batı türkiye ile burada uyguladıkları eylemlerle kendini belli ediyorlar. Cahillik değil, bir bilinçle yazılıyorsa bu bildiriler, Dersim’de hayatın kurulmasını istemiyorlar sonucu çıkıyor. Bu eylemlerde bir rutinlik de görülüyor. Fırın işçisi öldürüldü ses çıkmadı, bir taksiciyi kaçırdılar hata düzeltilmedi. Devlette dahi gözaltı süresi 3 gündür, siz nasıl bir ay hasta bir insanı rehin tutarsınız? Bu nerenin adaleti, Dersim sol örgütler, PKK ve devlet şiddetinin yarattığı Afganistan’dır. İnsanlar birbiriyle konuşurken dahi bu örgütlerden korkuyor. Ben bu yaz oradaydım durum bu.”

Dersim dernekleri neden suskun

Dersim Dernekleri bunu görmüyor mu?

“Dersim’de sivil toplum yok, sizin Dersim dernekleri dediğiniz DEDEF, FDG ve Dersim Yeniden inşa ise, bunlar zaten bu şiddet gruplarının uzantısıdırlar. Sivil toplum bir yerin uzantısı olmaz, bu tür şiddet söylemleri söz konusu olduğunda, sen orada bir dur, kendine çeki düzen ver der. Bu şiddet grupları Dersim’de sivil toplumun oluşmasını istemezler,” dedi.

Bildirinin tehdit dilinden dolayı özeleştiri bekliyor Dersim halkı

Biz gazete olarak örgütlerin bu tür söylemlerden vaz geçmesini bekliyoruz. Bölge halkıyla barışan, sivil bir söylem istiyoruz. Bildirideki tehdit konusunda ne düşünüyorsunuz diye sorduğumuz pek çok kişi, adımı yazmamanız şartıyla yorum yapabilirim demektedir. Bu durum, bu tür örgütlerin geldiği noktayı göstermektedir.

Sol bir örgütün öldürdüğü ailenin dramını izleyin, bir tarafta devlet bir taraftan devrimcilik adı altında sol şiddet grupları korkunç bir adalet uyguladılar Dersim’de, yüz binlerce insan göç etti, binlerce genç hapislerde çürütüldü, idam edildi, ajan diye binlerce kişi öldürüldü: Örgütlere yakın aydınlara, konserlerine çıkan sanatçlara sesleniyoruz: bu örgütlerin işlediği bu hatalara bu bildiri ile bir yenisinin eklenmesini istemiyoruz, desteklediğiniz örgütlerinizi düzeltin. [youtube]http://www.youtube.com/watch?v=tnPXqq4EIgY[/youtube]

bu insanlık dramlarına bir yenisi eklenmesin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(Visited 5.192 times, 4 visits today)

4 Yanıtlar TİKKO, tehditlerine bir yenisini ekledi!

  1. serhat 10/11/2013 de 21:32

    Sayın okurumuz, yorumunda kişi hak ve hürriyetine hakaret ettiğiniz için yorumunuz engellenmiştir. Lütfen haberin içeriğine ilişkin yorumda bulununuz.yorumunuz haberin yanlışlığını açıklayabilir, haberin doğruları yansıtmadığını da ortaya koyabilirsiniz, ancak tehdit ve küfür yorumdan ziyade, hakaret ve suçlama içermektedir. Saygıyla

    Cevapla
  2. Unal kucukbayrak 03/11/2013 de 21:58

    Bazi arkadaslar, guluzar’in kocasini DABK cilar öldürdü diyorlar, arkadaslar ahmet aga olduruldugunde dabk-konferans ayriligi olmamisti. Hem Olsa ne fark ederdi, burada söz konusu olan solun dersim pratiği değil midir?
    Mesela DHKP-C 1994 yılında Dersim’in Çemişgezek köyüne bağlı Ulukale köyünü yaktı, bunu neden görmezden geliriz. Çatışmada ölen 12 arkadaşlarını bu sunni köyün ihbar ettiğini iddia ettiler ve köyü yaktılar.
    PKK 1992 yılında Mazgirt Bağın’da kaplıcayı işleten 11 köylüyü öldürdü, birinin dilini kesti
    TİKKO 1989 yılında Ovacık’ta biri kadın yedi köylüyü öldürdü,
    1993 yılında Dersim’in komşusu ve kirveleri olan ve gene Sunni bir köy olan Başbağlar’ı, PKK’nin bölge komutanları, İsa (Orhan ilbey) Koçero köyü yakmadı mı, 33 köylü öldürülmedi mi..
    Bunları dile getirmek devrim düşmanlığıymış, o nasıl şey, bu eylemler devam ediyor, muhtar öldürmekten taksici öldürmeye geldik.
    şimdi de taksici öldürme modası başladı. Önce PKK bir taksici öldürüyor, MKP geri kalmıyor onlar da öldürüyor, TİKKO daha da ileri gidip hasta adamı 27 gün rehin alıyor, ilacını vermiyor ve kalp hastası adam ölüyor.
    Hala aile ajandır diye konuşuyorlar, ayıp, günah. Bu tür eylemlere devam ederek Dersim’i AKP’ye, CHP’ye itiyoruz. Şu Dersim’in aydınları kusura bakmasın baraja karşıylarmış, insanı yaşatmayan baraja karşı olmuş neye yarar.

    Cevapla
  3. Devrimci Duruş 01/11/2013 de 15:53

    1975’de gittiğim Dersim’in nasıl devrimcilere kucak açtığını biliyorum, şimdi ise tepki ve öfke var. Bu haberleri okuyunca Dersimli tepki duymasında kim duysun diyorum
    Bu büyük habercilik cesaretinden dolayı gazetenizi kutluyorum. Bazen devletin şiddetine karşı durmak kolaydır, direnirsiniz ancak hukuku, ismi cismi belli olmayan, kimin yazdığı bilinmeyen ve bir sonraki konferansta örgütümüz yanlış yaptı deyip meseleyi kapatan ve taraftar kitlesiyle konuşan insanları susturan bir kesime karşı yanlışları dile getirmek, Devrimci Duruş’un ötesinde bir ulviyettir.
    Kutluyorum sizleri kutluyorum.
    Dersimlilerden burada özür diliyorum. Bu habercilik ve delil olarak koyduğunuz bu video görüntü dahi tek başına bu insanlık dışı bildirilere karşı durmanın bir insanlık vefası olduğunu gösteriyor.
    Bu noktaya gelmiş bir örgüte, örgütlere marksizmi öğretmeyin onlar üretim aracının yakılmayacağını bilmediğini mi sanıyorsunuz, onlar yoksul Dersim köylüsünün halini bilmediğini mi sanıyorsunuz?
    Benden sizden iyi biliyorlar.
    Haklısınız, hodri meydan yakın İstanbul’da üretim araçlarını, Melih Gökçek’in araçlarını yakın da üstlenin.
    İbrahim Kaypakkaya’nın en sevdiğim sözü, halkın çıkarı ile partinin çıkarı karşı karşıya gelmişse, biz tarvrımızı halktan yana kullanırız’dır.
    Bütün devrimcilerin sizden yana olduğunu bilin. Bu bildirileri yazanlar, bu eylemleri yapanlar asla kendi gerçek isimleriyle insanlığın önüne çıkamazlar. Devrimci örgüt ismini gasp edebilirler, onu kendi emellerine perde olarak kullanabilirler ama gerçek isimlerini illelebet gizlerler. Bunu da gizlilik diye sunarlar.
    Bunun böyle olmadığı çok açık, binlerce kez özür diliyorum Dersim halkından.
    devletin zulmüne karşı sizi kurtarmaya gelen bizlerin en büyük canavarınız olacağını nasıl bilebilirdik ki?

    Cevapla
  4. Ali yurek 01/11/2013 de 12:46

    Kurt puslu havayi sever demisler. Bunlari duzelteceginizi saniyorsanız yanılıyorsunuz. Devrilen Çamlar coktan bardak oldu. Onlar yanilislarıyla gündeme gelmeye dahi can simidi gibi sarılırlar. Çağrılarınızı duyacak vicdanları coktan oldu!

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11.513 kere okundu

Widgetized Section

Go to Admin » appearance » Widgets » and move a widget into Advertise Widget Zone