TİKKO ve PKK’nin yerel seçim ittifakı, taksici Beyazgül’ün ölümü üzerindeki sır perdesini araladı

Özgür Gelecek dergisinde yayınlanan yazı dizisi, Dersim’de PKK ve TİKKO’nun yerel seçimler için yaptığı ittifakı gün yüzüne çıkardı

tikko_pkkOvacık’ta TİKKO’nun kaçırdığı taksici Beyazgül’e ilacını vermeyerek öldürmesi üzerindeki sır perdesi, örgüte yakın gazetelerde yayınlanan bir yazı dizisiyle gün yüzüne çıktı.

23 Haziran 2013 tarihinde TİKKO örgütü tarafından Ovacık Çakmaklı köyü yakınlarında kaçırılan kalp hastası taksici Cemal Beyazgül’ü ölüme götüren sır perdesi aralanıyor.

Bilindiği gibi TİKKO kaçırdığı taksici Beyazgül’ün ilacını vermeyerek ölümüne sebebiyet vermişti.

Örgüte yakınlığıyla bilinen Özgür Gelecek gazetesinde yayınlanan ve PKK ile TİKKO ittifakını anlatan yazı dizisi, barış süreciyle beraber silahsız döneme giren PKK’nin eli ve kolunun devletle görüşmeler nedeniyle bağlandığı ve Dersim’de yapılacak eylemlerin TİKKO’ya havale edildiği anlaşılıyor.

Bilindiği gibi, kalp hastası taksici Cemal Beyazgül örgüt tarafından kaçırılmış ve ailenin, ‘kalp hastasıdır, yürütmeyin’ demesine rağmen, Beyazgül zorla yaklaşık seksen kilometre yürütülmüş ve gene ailenin kalp krizine karşı düzenli ilaç alması gerekir demesine rağmen, ilaçlarını vermeyerek, öldürmüştü. Beyazgül’ün ölümü Dersim halkında büyük bir infial yaratmıştı, bu tepkileri bertaraf etmek isteyen örgüt PKK ile vardıkları anlaşmayı detayları ile anlatan bir yazı dizisini örgüte yakın gazetelerde yayınladı. Gerilla Günlüğü şeklinde kaleme alınan yazı dizisi, kamuoyu tarafından tartışılan PKK, Dersim’de yapacağı eylemleri TİKKO’ya mı yaptırıyor sorularını akıllara getiriyor.

yazı dizisinde dikkat çeken itiraflar

Gerilla anıları, örgütün taksici Beyazgül’e ilacını vermeyerek öldürmesi sonrası yayınlaması dikkat çekiyor. Örgüte yakın kaynaklar, Gerilla anıları olarak yayınlanan yazı dizisinde iki önemli noktayı vurguluyor:

TİKKO gerillasının anıları, örgütün bağımsız iradesini kaybettiğini gösteriyor. Örgütsel bir bağımsızlıktan bahsedilemeyeceği, örgüt dilinin değiştiğini dile getiriyorlar.

TİKKO’da uzun yıllar faliyet yürütmüş pek çok eski devrimci, Türkiye devrim tarihinde İbrahim Kaypakkaya çizgisinin en önemli yanının, bağımsız olması, örgütsel iradesini iki kişi kalsa dahi, kendi Marksist bilinçleriyle ele aldığını söylemeleri dikkat çekiyor.

PKK ve TİKKO Dersim’de neyin ittifakını yaptı?

Özgür Gelecek gazetesinde yayınlanan ve gene gazetemize elektronik posta ile gönderilen TİKKO Dersim Bölge Komutanlığı adındaki bildiri, Beyazgül’ün ölüm kararını aydınlatıyor. Yazı dizisinde: PKK ve TİKKO’nun yaklaşan Belediye Seçimlerine dair büyük ittifakı gün yüzüne çıkardı.

Özgür Gelecek adlı internet sitesinde yayınlanan gerilla günlüklerinde ataşkes sürecine giren PKK’nin Dersim’e dair ajan ve işbirlikçi kişiler hakkında kendilerini bilgilendirdiğini söylemesi dikkat çekiyor.

Yazı dizisinde sık sık PKK ve TİKKO’nun yerel seçimlerde Dersim’de vardıkları ittifaka vurgu yapılıyor.

Yerel seçim ittifakı mı, Dersim halkını terörle susturma işbirliği mi?

Yazı dizisini okuyan pek çok Dersimli, gerilla anılarının Beyazgül’ün ölüm kararı sonrası yayınlamasını anlamlı bulurken, TİKKO eskiden Dersim’de güçlüydü ve halk tarafından sevilirdi, o zamanlar PKK Dersim’de TİKKO ile ittifak yapmazken, bugün zayıflamış halk nezdinde tabanını kaybetmiş, küçük bir TİKKO ile neyin ittifakını yaptığını soruyor.

TİKKO Dersim’de PKK’nin tetikçiliğini mi yapıyor?

Yazı dizisinde, bahsi edilen belediye Seçim ittifakını ise Dersim halkı kuşkulu buluyor. Belediyecilik legal ve halk içinde öne çıkmış isimlerle girilen yakın ilişkilerle ittifak anlamına gelirken, PKK’nin Dersim’de dağda üç beş kişi kalmış ve 1994 yılından bu yana Dersim’de tek bir devlet görevlisine saldırmayan,  sadece Dersimli öldürerek silahlı faaliyet yürüttüğünü sanan TİKKO’yla ittifak yapmasını anlayamıyor. Aynı kaynaklar, burada ittifak denen şeyin, ateşkes sürecine giren PKK’nin öldürmek istediği Dersimlileri TİKKO’ya öldürtmek istediği şeklinde anlıyor. Yazı dizisinde geçen, PKK’nin Dersim’deki ajan ve işbirlikçiler konusunda, kendilerini bilgilendirdiğini, onlardan öğrendiğini söylemesi dikkat çekiyor.

Bağımsız ve dikbaşlılığı ile bilinen TİKKO başka örgütten talimat alır mı?

İbrahim Kaypakkaya tarafından bizzat kurulan TİKKO 1981 yılında işkencede öldürülen sekreteri Süleyman Cihan’ın ölümüne kadar, devrimci örgütler arasında bağımsız ve dik başlı tutumuyla biliniyordu. Özellikle Dersim’deki silahlı faaliyetini Dersimli öldürerek icra eden örgütün, gerilla anılarında anlatıldığı şekliyle, PKK’nin bir alt kolu haline geldiği anlaşılıyor. Anılarda PKK’nin örgüt kademesinden, “büyük öğretmenler”, “onlardan öğreniyoruz” demeleri dikkat çekiyor.

Taksici, PKK’nin kararıyla mı öldürüldü?

Yazı dizisinde, 25 Nisan tarihinde PKK ve TİKKO arasında bir görüşme olduğu, bu görüşmede PKK’nin Dersim’e dair kendilerine öğretici bilgilendirmede bulduğunu söylemesi dikkat çekiyor, TİKKO’nun, PKK ile ilişkilerini anlatan yazı dizisinde Dersim’de son dönemlerde sivil insan öldüren TİKKO’nun, iradi bağımsızlığını kaybettiği, adeta PKK’nin alt kolu gibi çalıştığı dikkat çekiyor:

„..25 Nisan’da HPG’li arkadaşlarla Halk Ordusu gerillaları arasında bir görüşme gerçekleşti. Bölgedeki duruma ilişkin bilgilendirme yapıldı. (yazı dizisinden) TİKKO militanın bu anlatısında bilgilendirme sonrası taksici Beyazgül’ün kaçırılması yazı dizisini okuyan pek çok kişiyi düşündürüyor.

Yerel seçim ittifakı denen birilerini ajan ilan etmek mi?

yazı dizisinini devamında:

Bölgede özellikle ajan ve işbirlikçiliğe karşı yapılacak çalışmaların… ortaklaştırılmasına ilişkin karşılıklı anlayış ve görüşler ortaya kondu….“ denmesi dikkat  çekiyor.

Murat Kur, Hüseyin Aygün ve Şerafettin Halis örneğinde olduğu gibi kara siyaset mi yapılacak?

Gerilla anılarında, PKK ile yerel seçim ittifakı yaptık denirken Dersim halkını bu ittifak kaygılandırıyor. Bilindiği gibi PKK Dersim’de kendisiyle hareket etmeyen her Dersim ferdini ajan işbirlikçi ilan edrek siyaset yaptı. Şerafettin Halis’in istifasını dahi Halis’in saygın kişiliğini karalama yöntemiyle boşa çıkarmaya çalıştı. Yazı dizinde ittifaka vardık derken, bu ittifakın ajan-işbirlikçi şeklinde sınırlı gözükmesi bölgeyi yakından tanıyan insanları kaygılandırıyor.

Ajan ve işbirlikçilere karşı çalışmaların ortaklaştırılması denmesi akıllara: bir önceki yerel seçimlerde Dersim’den bağımsız belediye başkan adayı olan Murat Kur ve ekibine karşı yapılan „bunlar ajan, işbirlikçi“ türü kara politikaları akıllara getirmektedir.

Kaybedilen itibar şiddet ittifakıyla kazanılır mı?

 Hüseyin Aygün’ün kaçırılması ve Şerafettin Halis’in istifasıyla Dersim halkının nezdinde itibar kaybeden PKK’nin Dersim siyasetinde sertlik sinyalleri verdiği biliniyordu, ancak barış süreciyle beraber Dersim’de işlenecek cinayetlerin TİKKO’ya havale edildiğine dair pek çok kişinin kafasında soru işaretlerini adeta yazı dizisinin itiraf etmesi, akıllara yıllarca Dersim kimliğini inkar ederek yürütülen yanlış siyaset, birilerini ajan ilan etmek, öldürmek, tehdit etmek gibi şiddet ittifakıyla geri getirileceğine bu grupların inanması şaşkınlık yaratıyor.

Eski TİKKO’cular’dan ittifaka büyük tepki

İbrahim Kaypakkaya geleneğinde faliyet yürüten ve Türkiye’ye girişi yasak olan pek çok eski TİKKO militanı, bu ittifaka tepki duyarken, yazı dizisiyle örgütün adeta taşeron bir noktaya geldiğini söylemesi  dikkat çekiyor.

Gazetemize konuşan Kaypakkaya fikriyatını savunan bir devrimci:

„ismim üzerinde bir tartışma yürütülmesini istemem, ancak şu kadarını söyleyeyim, bu bir itiraf değil, devrimcilik ve Marksist örgütsel kuram her koşul altında bağımsızlıkçı bir çizgiye sahip olur. Biz eskiler için İbrahim Kaypakkaya’nın farkı buydu. Bu anıları muhabirinizin önerisiyle okudum. Hiç bir devrimci örgüt başka bir örgütten bilgilendirme alamaz, İbrahim Kaypakkaya Sovyetler Birliği eleştirisinde bunu çok net ortaya koyar, Kaypakkaya çizgisi, Mao Zedung yaşadığı halde Mao Zedung’dan dahi bilgilendirilmeyi doğru bulmadı, hiç bir ülkeye ve örgüte bakarak siyaset yapmadı. Marksizm’de  ideolojik rehberlik vardır, TİKKO orada faliyet yürütüyorsa, ajan ve işbirlikçiler hakkında başka bir örgütün talimatını dinlemez.

Burada TİKKO’nun PKK’nin örgütsel denetimine girdiği çok açık görülüyor“ diyen eski TİKKO’lu,

„TİKKO’nun Dersim’deki faliyeti PKK’den çok daha eskidir, tecrübesi de haliyle PKK’den eski, bir örgüt kendi tecrübesi yerine devletle masaya oturmuş bir örgüt tarafından bilgilendirildik, içeriği ajan ve işbirlikçilik olarak algılanan yerel seçimler için ittifak ettik diyorsa, bırakın taksicinin öldürülmesi, burada daha büyük bir vahamet var, daha büyük işbirlikçilik görülüyor. PKK, TİKKO’nun gelişmesini istiyorsa Diyarbakır, Hakkari gibi yerlere yerleşmesi için bir ittifakı neden yapmıyor, hayır birilerini öldürmek için ittifak olmaz, birilerini karalamak, yerel seçimlerde ortaya çıkacak adaylar hakkında karalama kampanyaları yapılacaksa, bu Dersim’i birbirine düşürür, devrimcilerle halk arasındaki güven daha da sarsılır.

Başka bir örgütün propagandasını yapan örgüt bağımsızlığını ruhsal olarak yitirmiştir

 Aynı kaynak, 

Örgütün dili dahi değişmiş, burada doğrudan bir ittifaktan ziyade ben PKK’li bir militan konuşuyor gibi bir hava alıyorum, örgüt kendi dilini dahi kaybetmiş, adeta PKK’nin bir seksiyonu gibi konuşan bir yapı oluşmuş. İbrahim Kaypakkaya’nın Dersim halkında büyük bir yeri var, ne yazık ki artık ruhen de değişmiş bir şey var bu yazı dizisinde,“ dedi.

Eski TİKKO’cu, gerilla anılarında PKK’yi övmesi, örgütün yıllarca Marksizm Leninizm Maoizm diye ortaya koyduğu ve kendi programında sık sık vurguladığı “üç öğretmen”, “üç öğreti” yönünü de yitirdiği, örgütün PKK’den büyük bir sempatiyle ve adeta kendi örgütü yerine onların propagandası yapmasını ise:

„burada İbrahim Kaypakkaya’nın çizgisinden bahsedilemez, bu anıları okuyan bir genci düşünün neden TİKKO’ya katılsın, madem büyük öğretmen PKK o zaman PKK’ye katılmak daha doğru olmaz mı?“ demesi dikkat çekiyor.

 yazı dizisindeki  büyük itiraf

TİKKO’nun yazı dizisi PKK militanları ile girdikleri ilişkiyi şu sözlerle anlatıyor:

„…Gerek HPG gerekse YJA-STAR’ın komuta ve savaşçı yapısının görev ve önderliklerine (Öcalan) bağlılıkları yüksek seviyededir… PKK’nin savaşta en büyük başarısı sadece nitelikli bir savaş yürütmesi değildir. Başarılarının önemli ve tayin edici yerinde önderliklerine, örgütlerine güçlü bağlılıkları gelir, dedikten sonra

HPG’nin varlığı ve sürecini, elde ettiği kazanımları dikkate almak, onlardan öğrenmek önemlidir…“ (anılardan)

Öcalan’ın Alevileri yok sayan Newroz mektubu, TİKKO’cuların kafasındaki kuşkuları gidermiş!

Öcalan’ın Alevileri yok sayan NEWROZ mektubunu öven yazı dizisi,

Öcalan’ın 21 Mart Newroz’unda okunan ve alevilerin büyük tepkisini çeken mektubu olumlayarak sahip çıkıyor.

PKK ile kurdukları ittifakı yazı dizisi biçiminde kamuyonuna duyuran TİKKO, bununla yetinmeyerek, adeta PKK’nin bu hatayı düzeltmek için defalarca Alevilerin gönlünü alma girişimini dahi görmezden gelerek kıraldan çok kıralcı kesilmesi ise dikkat çekiyor. Öcalan’ın bu mektubu üzerine büyük sıkıntı yaşayan ve Kürt siyasetinin Dersimlilere ve Alevilere bakış açısındaki sorunu ortaya çıkaran mektuptan bahsederken Öcalan’ın 21 Mart Newroz konuşmasının kafalarındaki pek çok kaygıyı giderdiğini söylemesi dikkat çekiyor:

„..21 Mart Newroz konuşmasına kadar halk ordusu gerillalarının kaygısı (TİKKO kast ediliyor)  21 Mart Newroz konuşmasıyla, bekleyiş içinde sorulan birçok soruya yanıt verdi“ (yazı dizisinden)

Yerel Seçim İttifakı neyi içeriyor?

Dersim’de PKK genel seçimlerde şiddet içeren aşırı tutumu ve halkı tehddit eden söylemleriyle akıllarda kaldı. Seçimi kaybeden Ferhat Tunç’un rakiplerini tehdit etmesi akıllardan gitmezsen, TİKKO ile PKK’nin yerel seçim ittifakını anlatan yazı dizisi, PKK’nin kendileriyle yerel seçim ittifakı yaptığını söylemesi dikkat çekiyor. Yazı dizisinde PKK ile yapılan ittifak şu sözlerle anlatılıyor:

“Keza bölgede gerçekleşecek yerel seçimlere ilişkin anlayışlar da özetlendi. Karşılıklı eleştiriler yapıldı. Dostça birbirini anlamaya, haklarına ve çalışmalarına saygı ve dikkat gösterilmeye çalışılan bir görüşme gerçekleşti.” (yazı dizisinden)

Gerilla anıları olarak yayınlanan ve Dersim halkı tarafından büyük tepki çeken anılarda, yerel seçimlerle ilgili ne tür kararlar aldığı ise anlatılmamaktadır.

Taksici Beyazgül öldü mü, öldürüldü mü?

 Öte yandan TİKKO Dersim Komutanlığı adına gazetemize eletronik posta ile gönderilen bir bildiride ise, Cemal Beyazgül’ün kaçırlamasına ilişkin istedikleri fidyeye değinmemeleri, ailesinin verdiği ilaçları taksiciye vermeyerek, cinayete sebebiyet vermelerine dair hiç bir bilginin yer almaması dikkat çekiyor.

Örgütün yayınladığı ve büyük itiraf olarak kabul edilen bildiri insanın kanını donduran cinsten. Ovacık’ta herkes bilir ki, Taksici Beyazgül kalp hastasıydı, uzun yol yürümemesi gerekiyordu, ilaçlarını düzenli almalıydı, aile bunu örgüte bildirdi, ancak örgüt Beyazgül’e ilaçlarını vermedi ve uzun bir yol yürüttü.

Avrupa İnsanhakları Sözleşmesine göre, savaş koşullarında rehineye ilacını vermemek, hastanın yapmaması gereken yöntemleri yapmaya zorlamak, insanlık suçu olarak kabul edildiği gibi, cinayete sebebiyet olarak görülmekte ve savaş suçu sınıfında ele alınmaktadır.

TİKKO yayınladığı bildiride, Beyazgül’ün vücudunda darp izi olmamasının arkasına sığınırken, en büyük suçu gizlemesi ise dikkat çekiyor.

TİKKO’ya soruyoruz

1. Taksici Beyazgül’ü neye dayanarak suçladınız? Deliliniz ne, sekiz yıl önce arkadaşlarınızın ölümüne dair ip uçları nasıl bu taksciyi işaret ediyor Kaynağınız kim hangi belge, yoksa kaynak PKK mi?

2. PKK barış sürecine ve ateşkes sürecine girerken, “ajan ve işbirlikçi” diye suçladığı kişilerin  listesini size verdi mi? Yazı dizinizde bu itiraf edilmekte bu liste, kaç kişiden oluşmakta, kimler var?

3. Yerel seçim ittifakınızın içeriği nedir, Dersim halkına ne vaad ediyor bu ittifakınız?

4. TİKKO sivil insan öldürmez diyorsunuz, evet tüzüğünüzde de bu madde yer almıştır, öyleyse soruyoruz, fırın işçisi Veli Sarusaltuk silahlı birimiydi, ilacını vermeyerek öldürdüğünüz taksici Beyazgül silahlı mıydı? İbrahim Kaypakkaya çizgisinde silahlı her asker, polis dahi öldürülmez denir, yani çatışma dışında özel olarak insan öldürmez. Bizler soruyoruz?

5. TKP/ML tüzüğünde kişi işbirlikçi olsa dahi, kana girmemişse yani birinin ölümüne sebebiyet vermemişse, ölüm cezası uygulanmaz denir, yayınladığınız bildiride, karakola ekmek götürdüğü için Veli Sarusaltuk’un öldürüldüğünüzü yazıyorsunuz, bu kendi örgüt tüzüğünüzü çiğnediğiniz anlamına gelmiyor mu?

6. 21. yüzyılda Devrimci bir örgütün idam cezası uygulaması doğru mudur?

7. PKK ile ittifakınız hangi ihtiyaçla ortaya çıkmıştır, bunu nasıl açıklıyorsunuz?

8. Dersim’de köy ve yerleşim kalmadı, bir devrimci örgütün esas amacı halk kitleleriyle buluşmak değil midir, neden Dersim dışında gerillaınız yok?

9. Karl Marks’ın 1847 köylü ayaklanmalarında, işçi ve köylülerin makineleri yakması eleştirilir, makineler yakılmaz, işçi örgütlenir der. Soruyoruz, Dersim’de neden insanlara ait kamyonları yakmaktasınız, makineyi kullanan işçiyi mi örgütler devrimci örgüt, yoksa makineyi mi yakar?

10. Dersim’de kamyon, kamyonet gibi taşıma araçlarını diğer örgütlerle büyük ittifak halinde yakmanızın sebebi nedir, bunu Marksist ilkelere göre nasıl açıklıyorsunuz? Bu yakmaların arkasında Dersim’de ticaretin gelişmesini engellemek midir? 

11. Örgüt tarihinizde örgüt içinde ve halk içinde ajan adı altında yüzlerce insan öldürülmüştür, bunlar, muhtar, alevi dedesi piri, köylü ve kimisi örgütünüzle bir şekilde ilişkisi olmuş insanlar, bunların kaçı Dersim’li  kaçı Dersim dışından, kamuoyuna partinizin öldürdüğü insan listesini, suçlarını ve nereli olduklarının bilançosunu vermeniz mümkün mü?

12. Dersim halkına karşı bir tutumunuz yoksa ve PKK ile ittifak Dersim insanını hedef alıp itibarsızlaştırmayı içermiyorsa, belediye seçimlerindeki ittifakınızın tam içeriğini açıklar mısınız?

13. Taksici Beyazgül ve fırın işçisi Veli Sarusaltuk’u öldürmenin, Dersim halkının devrimcilere olan güvenini sarstığını düşünüyor musunuz?

bu öldürmeler ülkemiz sol ve sosyalist geleneğini halktan koparıyor mu?

14. Öldürdüğünüz insanların çocuk ve akrabalarının yıllar sürecek travmasını hiç düşündünüz mü?

 

yazı dizisi için kaynak: http://www.ozgurgelecek.net/secme-makaleler/6158-gttler-te.html

http://www.cilagazete.com/dersim-haberleri/tikkonun-dersimde-gene-taksici-kacirdi 

(Visited 1.750 times, 1 visits today)

25 Yanıtlar TİKKO ve PKK’nin yerel seçim ittifakı, taksici Beyazgül’ün ölümü üzerindeki sır perdesini araladı

  1. huseyin 10/01/2014 de 13:53

    su yorumlara bakiyorumda Dersim’de ne birlik nede devrim olur, karsitlik ve nefret uzerine kurulmus hersey, bir ulus degil topluluk bile olamiyoruz gercek bu, kimliksizleserek yok olmak denir buna

    Cevapla
  2. adirdar 23/12/2013 de 15:48

    Çila gazetesinde yazan bütün insanlarımıza bir ricam var.solculuk ve sürücülük yanlısı ırkçı şoven ve inkarci. bazı ve polemiklere duş meden kendi yolumuza be U.K. M. devam edelim.özgür. bağımsız bir vatan Zazaistan-Kirmancistan kuruluncaya kadar.halkı özgür olmayan bir bireyin başka halklar veya örgütleri açısından bir köpeken farkının olmadığı ortada.örneğin hiç khurki. bilmeyen bir a.h.kaytan. en açık. örneğidir.kürtler içinde. hiçbir değeri yoktur.kendi anadili Zazaca bile med tv.de konuşamaz.bu nedenle bizler birbirimize sarıldım.tumunu selim,sevgi ve saygılar ve başarılar diyorum.

    Cevapla
  3. KIZILBASOGLU 23/12/2013 de 12:37

    Kapitalizm`in ve idolojiler`in Revizyonist ve Oportinist`lerin genelde Kizilbas halkimiz´in var olma hakki´na,özel de Dersim halki`na yükledigi en büyük kirli tarih Padisah Kanunnameleri`dir, Fermanlar`dir,Askeri Raporlar`dir.Dini Fetvalar`dir.Komplo Teorilerin Propaganda Demogojileri´dir,Ilhak`tir ve aslen kocaman statikocu islami IFTIRA`DIR.

    Dersim tarihte hic Kürdistan olmadi ve Osmanli`ya 500 yil biat etmedi.
    Ne Yavuz Sultan Selimin ortak Katili Bitlis-i idrisi ne tornu Serefhan Serefnamesinde(1598) hic bir zaman Kizilbas Dersimi kendin`den görmedi.40 yil Osmanli`ya hizmet eden Muhammed Zeki Emin 1939 da tamamlanmis yayinlanmis “Kürtler ve Kürdistan”kitabinda ve ayrica”Ünlü Kürtler”kitabin da 600 sahsiyeti 800 yillik tarihe dayandirarak yazmasina ragmen Dersim ve kizilbaslardan bahsetmez.Bu kitaplarda ne Kizilbaslar Kürt sayiliyor nede Ne DERSIM Kürdistan ne Seyit Riza,Idare Ibrahim,Ali Cavus,Kocgirinin kelimesi bile yazilmamistir.
    Her ne hikmetse “Safi Mille oglu “Ajan Asker Mehmed Nuri Dersimi Bu kitaplari Dersim icin tarihsel kanit kullanmis gözükmüs.asiretlere kilif aramis Habil Adem rölünü oynamistir.
    Kurtulus yok daha nereye Kadar bu kara göz kampanyalar.?
    Yeni Habil Adem`ler Mehmet Bayrak gibi ,Munzur Cem,Ismail Besikci gibi Seve Evim Ciceksizler vs.ne hikmetse yalan tarihe hizmet etmek icin kizilbas karsitligina Dersim`i Kürtlestir`me vizyonlarin da diretiyorlar.Kitap`la,Belediye ile Dersim kürtlesmez,idoloji ile Dersim kürtlesmez,Siyasetle yönlendirilir ama Dersim`in kültürü ne kürtles`meyi ne Türkles`meyi kabullenmez.Sorunun ruhi sekillenme boyutu acik Kizilbas ayri halk ve ayri millet güzelim Dersim`de memleketleri.
    Solcu`yum,Maocu`yum,Emek cephesiyim bilmem ne hepsi sahte teoriler. Ferhat Tunc ve Halis vs.kim bunlar ? Bilmem vicdana Apotek bilmem ne?Gercekleri görmek lazim kimse bunlara inanmiyor.Kusura bakmasinlar bu kurdi hizmetkarlikla kendini inkar etmenin farkini anliyan bilen Dersimliler gittikce cogaliyor.
    Kürtlerin Türklestirme hizinin durdurulmasini Dersim`liye teslim etmek yada tersini eline sikistirmak hep oyun olmaktan öteye gecmedi…Ama Kürtler Türklesme Maraton`unu aslinda hic elden burakmadi gruplar oldu sirket,pazar siyaseti karisik hava bulanik her sey net görünmedigi icin halkimiz kendi yolunu kendi bulmak zorunda.
    Ne Zaman tarihine,cografyana,kültürüne ecdadinin mirasina sahip cikabiliyorsan.Dersim kizilbaslari ne kürt ne türk ne Arap`lara sahitlik yapmaz diyorsan.Bizi kimliksizlestiren`lere ihanet´e lanet okutturmayi becerebiliyorsan sende bizden`sin…

    LACE SERESURI

    Cevapla
  4. adirdar 14/12/2013 de 22:53

    Sevgili Çila gazetesi,bu gazete kendi yayın organında ulusal ihanetleri ve faşist ruhlu kürt kiyilarina ve onların yazılarına yer vermemelidir.Sosyalizm ve enternasyonal adına mazlum zaza halkina karşı kürt milliyetcilerin destek veren. xavacur gibi hempalari yazılarına yer vermemelidır.sosyalizm adına,komunizm adına kim ki Zaza-Kirmanc kimligini inkar ediyor ve saygı duyuyorsa o kişi çirkin ve faşist ruhlu biridir.Hitler bile. Yahudi kimligini red etmemistir .Dr. ali küçük. Annem Zazaca. konusuyordu diye yazmış, bu kürt faşistler hemen saldırmıştır.ben bir yazayim ve kuruluşlar hiç bir dil alakam yoktur.Khuro’ larla hiç bir kimliki. alakamız yoktur.kimliğime saygılı olmalılar, olacaklardır.

    Cevapla
  5. M. Taştutar 10/11/2013 de 21:39

    Dersim Türkiyenin en zavallı ve en sahıpsiz şehridir.
    Bu politika alanlari Dersim için kurulmuş TUZAKLARDIR.
    Bu gruplara akan Dersimliler er olsun geç olsun harcanılıyorlar. Hapislerde cürüyorlar.

    Açlık grevlerinde SAKAT kalıyorlar.

    Bu gruplara akan Dersimliler ya ölüyor yada öldürüyorlar.

    Bu grupa akan Dersimililer, Dersimilerere (içine girdikleri korkuylan) çok kötü baskılar yapıyorlar. Bunlar bu amaçlan çok iyi kullanılıyorlar. Kullanıldıktan sonra sıra kendilerine geliyor, sonra kendileri tehdit altına giriyor.
    Bu bir şeytan çemberiridir!

    DERSİMDE politika korkuyla başlıyor. Korku Dersime hakim. Korku bu gruba giren herkesin içine hakim. Bu politik mesele korkuylan başlıyor, korkuylan sürüyor ve korku içinde devam ediyor. Bir türlü bitmiyor. Bu yüzden derin bir tuzaktır. Bir şeytan çemberidir. Bir kördüğümdür!

    Bu poltik grup içinde yer alan her Dersimli korku içindedir.
    Aynı zamanda politik bir grup içinde olmayan bir Dersimli de sürekli KORKU içinde. Dersime korku hakimdir!

    Bu durum, Dersimi bitime projesidir.
    Bu durum Dersimle oynama projesidir.
    Bu durum, bir kedinin yakaladığı FAREYLEN oynama halidir.

    DERSİM hergün ölüyor. Dersimin gücü 1938den beri yoktur.
    Dersim bir rüya, bir hayal içindedir, Dersim hayal görmektedir ve kendi kendini kandırmaktadır.
    VE bu yüzden Dersim içine düştüğü bu TUZAKLARI göremez! Dersim kördür. DERSİM KÖRDÜR!
    Dersim bitmiştir. ZAZACA ölmüştür!

    Daha neyin kavgası veriliyor ki?

    Cevapla
  6. baver bahoz 02/11/2013 de 18:35

    amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olunca gerçekler alt üst edilebiliyor.

    PKK taksici beyazgül ün kurtarılması için elinden gelen her türlü cabayı sarfetti. ancak o ara beyazgülü alan tikkocu birime ulaşma sorunları vardı. PKK öyle basit bir örgüt değildir. gizli kapaklı işler yapsın. son yıllarda yaptığı bütün şeyleri üstlenmiş, sahiplenmiş özeleştiri ve hesap gereken yerde hesabını vermiştir. beyazgülün serbest bırakılması içinde bütün yol ve yöntemler kullanılmışsa da sonuç alınamamıştır. beyazgülün ölmesinden dolayı da TİKKO güçleri eleştirilmiş, böyle olayların yaşanmaması için daha duyarlı olunması gerektiği söylenmiştir.

    Cevapla
  7. Hüseyin 18/08/2013 de 15:43

    Bu Dersim’deki ” solcu unsurlar çok gereksiz”..Çünkü bunlar sahte..Çünkü bunlar bilgisiz ve zır cahil..Çünkü bunlar çete..Çünkü bunlar zavallı ve acınacak durumda..Ben acıyorum bunlara..Hey akıl izan..Yani Tunceli’deki bu on veya on beş kişi mi devrim yapacak?Namus ve ahlak bekçiliğini yapıyorlar güya..Herkes ajan ,ama bunlar pak..Ya bunlar ajanın içeriğini bilmiyor ya da bunlara birileri söylettiriyor…Esas bunlar ajan!..Ama farkında değiller..Devrim..Ne devrimi?Herhalde bunlar devrimi “araba devrildi” sanıyorlar.

    Cevapla
  8. Zafer Zafer 15/08/2013 de 21:24

    Kendileri 15 yıl kadar önce uyuşturucu işine de girmişlerdi. Normal bir gelişme. TKPML o zamanlar bitmişti zaten gözümde.

    Cevapla
  9. mehemmed zaza 12/08/2013 de 04:30

    degerli cila gazetesi okurlari;secim ittifaki aslinda yanliz dersimde pkk nin tikko ile yaptigi ittifakla sinirli degildir.pkk yanliz fethedemedigi yerleri yeni komutanlari(siz buna taseron deyin) vasitasiyla fethetme yoluna gidiyor ve bu bütün zaza cografyasini kapsiyor.siz dersimlilere atanan taseron tikko sünni zazalarin yasadigi yerlere ise hüda-par atandi.hüda-par in kurucusu sidki zilanin internette yazisi var.bu taseron söyle diyor.bdp ile ittifak yapmamiz lazim.bdp nin elinde olan 100 belediye onlarda kalsin buna karsilik onlarda bingöl,elazig,diyarbakirin zaza ilceleri ile siverekte bizi desteklesinler.eger bu plani uygulamaya koyarsak zazalari akp den koparip kürdistana dahil edebiliriz.bdp dersimde biraz aleviyi chp den kopardi.ama bu yeterli degil daha fazla calisip chp yi tamamen kürdistandan kovmasi lazim. evet böyle buyuruyor hazret! simdi biz ne yapmaliyiz?yani ölümlerden ölüm begen derler ya iste aynen öyle bir durumla karsi karsiyayiz.akp ve chp, biz zazalara kan göz yasi ölümden baska ne verebilir ki?ya pkk,bdp,hüda-par? yani uzun lafin kisasi alevi,safii,hanefi bütün zazalar birlesmadikce bu türkcüler ile kürtcüleri daha cok sirtimizda tasiyacagiz.

    Cevapla
  10. Derya Meral 04/08/2013 de 19:33

    sizden ricam bu örgüt taraftarlarının yorumlarını onaylamamanızdır.
    Neden derseniz sıralayalım:
    1. Bu örgütler demokratik değil, onların dergilerinde onları eleştiren yorumlara yer veriyorlar mı?
    2. Elinde silah olan, ölüm hakkını savunur, elinde silah olan demokratik hak nedir bilir mi?
    3. Bir örgütün taraftarı demek, zihinsel olarak bana göre körelmiştir, bunlar kendisi dışındakileri eleştirirler, ama kendilerini eleştirenleri öldürürler, futbol taraftarları dahi bunlardan daha özgürlükçüdür, Gezi Parkında gördük.
    4. Dersim’i bunlar bitirdi, gözaltına aldım diyorlar, sen devlet misin insanları gözaltına alıyorsun, gözaltına almanın bir hukuku var, devlet dahi 3 gün bir insanı gözaltında tutarken, sizin hasta bir insanı bir ay dağ dağ kendinizde gezdirme hakkınız var mı?
    5. Gözaltına alınanın sağlığından sen sorumlu değil misin?
    partini diyorlar, ne partisi, partilerde seçme seçilme hakkı olur, siz parti dahi değilsiniz, kongresi olmayan bir örgüt parti olur mu?
    Kongresi olmayanın programı da olmaz..
    sahi neden hiç kongre yapamıyorsunuz? bir bakın bakayım kongresi olmayan parti olur mu? parti değilsen, proğramsızsın, proğramsızsan çeteci faliyetler yürütürsün sadece..
    sonuç bu,
    izin vermeyin derim, onlar kendilerine eleştirenlere saygılı olduklarında bizler de olalım.
    Başkasının konuşmasına dahi tahamül etmeyen paramiliter varlıklar bunlar. Ağızlarını açtıklarında başkalarını suçlarlar, devrimci olmak için önce adap ve kültürlü olmayı gerektirir. Bunlar onu tarihi gömdüler.

    Cevapla
  11. Koo Sur 04/08/2013 de 08:44

    Özgür bey, eski bir Tikkocu olduğunu YAZIYORSUN, önyargılı olmıyalım diyorsun! O Zaman bizi bilgilendir.

    Bazı Tikkocu/Partizancılar da diyor ki: ‘”iskence suctur ve TKP-ML iskence yapmaz!”

    Böyle düşündükleri doğru mu, bilmiyoruz!
    O zaman kaç tane, kaç çeşit TKP-ML var?
    Kaç tane Tikko var?
    Kaç tane Partizan grubları var?
    Kaç tane bilmem daha neler var? Bunların arkasında hangi görünmeyen güçler var?
    Kimler bu Dersimi KURBAN seçmiş! Kimler Alevileri KURBAN seçmiş?

    Dersim gençlerini yıllardır bir Rüzgar/bir Fırtına HORTUMU gibi bu grublara çeken ve harcayan kuvvet var, bu kuvvet nedir?

    Bu Devrim hikayeleri, Dersimi yiyor! Dersimi yiyip bitiriyor!Dersimli gençleri bitiriyor! Onların gönlüne korku sarıyor! Bu korkuylan bir daha, bir daha ve bir daha avlanılıyorlar.
    Bu durum bütün Dersimi sakat ediyor!
    Korku, beraberinde yine korkuyu getiriyor, beraberinde şüpheyi getiriyor. Sonuçta toplumda bir güvensizlik ortamı, bir endişe ortamı, kaygı ortamı oluşuyor!

    Dersime korku hakim! Dersime şüphe hakim!
    Sonuçta dirensen de rahat bırakılmıyorsun, direnmesen de rahat bırakılmıyorsun! Yani esirsin. Şiddetin esirisin artık!
    Dersimlisin hep suçlusun! Dersimliysen seni suçlayanlar çok. Dersimliysen sahipsizsin! Dersimliysen KURBANLIK KOYUNSUN! Dersimliysen avcıların çok!

    Dersimin kaderi bu olmuş!

    Cevapla
  12. ozgur 04/08/2013 de 07:58

    Ben de eski Tikko’cu bir idamli yargili sürgün olarak ,
    Önyargili olmuyalim canlar derim,karalamalarla bir sonuca varilmaz.

    Cevapla
  13. lalamel 02/08/2013 de 22:01

    http://www.ozgurgelecek.net/manset-haberler/6216-ajan-ibirlikcilemeye-kar-muecadelede-srarl-olmaya-devam-edeceiz.html

    ….Ancak sorgulanan şahsın sağlık durumunun gerektirdiği biçimde sorgu sürecinin daha uygun bir ortamda devam etmesi için gerekli özenin tarafımızdan gösterilmemiş olması öz eleştirisi verilmesi gereken bir konudur. Serbest bırakılma koşullarının olmadığı durumlarda alıkonulan şahsın sağlık durumuyla ilgili gereken özen ve ciddiyetin gösterilmesi önemlidir. Olay nezdinde tam anlamıyla bir önemsememe durumu yaşanmasa da sonuçtan da görülebileceği üzere koşullar yeterli düzeyde sağlanamamıştır. Elbette savaş koşullarında ve gerilla ortamında bunun sınırları vardır. Ancak Partimiz bu konudaki eksikliğini görmekte ve özeleştiri vermektedir.

    Cevapla
  14. cengizhan 01/08/2013 de 18:47

    sayın okurumuz, sizin gibi düşünmeyenleri ajan ilan ettiğiniz için ve örgütünüzle insanları tehdit ettiğiniz için yorumunuz engellenmiştir. lütfen haberin içeriğine ilişkin fikriniz varsa yorumda bulunun.

    Cevapla
    • xavacur 12/08/2013 de 11:10

      isme bak cengizhan, birde utanmadan hedef gösteriyorrsun örgütünüz diyerek, kimin örgütü, illegal bir örgütle insanlarımı ilişkilendiryorsun utanmaz ,bunu bilinçli yapıyorsunuz istersen emniyeti ara ,bence çok kirli kontra bir siteniz sen git kamer in 12 eylülde evrenle neden danısmanlık yaptını chp nin kirli geçmişini gündem yap düşkün Alişer ve eşi Zarife Sahan Ağa yı katledenlerin sofrasındasınız .

      Cevapla
  15. Koo Sur 31/07/2013 de 21:10

    Makale/Yorum

    ŞEYTAN ÇEMBERİ BUNA DERLER

    Dersim girdiği çemberden çıkamıyor.
    Yaramız üzerine kurulmuş sol gruplar, eşitsizliğimiz üzerine, toplumsal horlanmamız üzerine kurulmuş politik gruplar, bunları nasıl anlayalım?
    Bu şeytan çemberini anlamaya bir izah:

    Toplumsal dışlanma nedir? Kısaca bir tarif:
    Toplumun bir kesimini dininden, (örneğin Alevilikten), dilinden, (örneğin Zazaca´dan), renginden veya politik görüşünden dolayı dolayı ticaretde, eğitimde, dilde, dinde, kültürde, ulaşımda, sağlıkta ve kısacası her türlü kalkınmada … yani hayatın hemen hemen her önemli alanlarında devlat veya devlet kurumları tarafından desteksiz bırakılıyorsa, buna bir eşitsizlik ve dışlanma derler.

    Bu durumlarda, bu şartlarda hor görülen toplum kesiminde eşitsizliğe karşı hep tepki olacak.
    Bu eşitsizlik beraberinde bir çok tepkileri hep getirecek.
    Bu ayrımcılık bir çok tepkilere hep zemin hazırlıyacak.
    Bu tür ayrımcılık hep kırgınlığa ve küskünlüğe yol açacak, devlete veya kurumlarına karşı soğumaya yol açacak. Buna bağlı olarak, insanlar ya üzülecek, pasiv olacak, içine kapanacak ve toplumdan geri çekilecek,umudunu yitirecek.
    Yada tepkisini, kırgınlığını aktiv bir şekilde, bazı eylemlerlen (ya hukuki yollan yada eylemsel yollan:, yürüyüş, taş atma, açlık orucu vs.) dile getirecek! İşte bunu dile getirmelerde yine suç işleyecek, ikinci defa suç işleyecek, üçüncü defa suç işleyecek.

    Böylece biz Dersimlilerin, Alevilerin sanki suç işlememeye hakkımız olmayacak! Sanki hep suçlu olmalıyız, sanki hep suç işleme durumunda, özeliğinde olmalıyız. Bize bu röl verilmiş, bize bu yaşam tarzı seçilmiş, bize böylesi bir hayatın tuzağı kurulmuş. Ve böylece hep suç işlemek zorunda bırakılıyoruz, tutuklanıyoruz, bu yüzden hapishaler daha çok bizler içindir.

    Dersimli efsane şahiri ve Piri: Pir Sey Qaji 100 yıl önce aynı şeyi söylüyor: Bu topraklara bizim payımıza korku, zulüm, sürgün, hapis ve yoksulluk düşüyor

    Bu şeytan çemberinden bir türlü çıkamıyoruz!
    Bu eşitsizlikten dolayı tepkisini dile getiren gençler politik gruplar ve arka perdeleri tarafından sürekli avlanılıyorlar.
    Hüküm süren korku ve güvensizlik ortamında her kes birbirinden şüphe ediyor. Her kes birbirinden çekiniyor. Güven ölüyor. İç barış ölüyor. Toplumsal barış engelleniyor. Korku, şüphe ve tedirginlik hakim sürüyor.

    Dersimde olan budur, ister sıradan bir insan ol, pasiv ol, ister politik bir grup taraftarı ol, aktiv ol, ister bir memur veya bir güvenlik memuru ol, polis ol, bu korku hepsinde vardır, bu korku hepsini kapsıyor.
    Yıllardır bu topraklara, Dersime, korku, yılgı, endişe, şüphe ve güvensizlik hakim. Bu durum, Dersimde benim hep şahit olduğum bir durumdur.
    Bu şeytan çemberinden insanlarımız çoktan bıktı. Bu durum onları istediği bir durum değil.
    İnsanlarımız artık suçsuz bir ortamı özlüyorlar, bir barış ortamını, bir kardeşlik ve güven ortamını özlüyor. İnsanlarımız artık iftiralara, horlanmalara dayanamıyorlar.
    Bu yüzden avcılarımız çok oluyor! Biyleri yaramızlan avlanılıyorlar, bizleri kırgınlıklarımızlan ve korkularımızlan avlanılıyorlar. Bizleri çaresizliğimizlen avlıyorlar. Avcılaımız çok!

    Yaralarımız nelerdir, bir kaç örnek: 1938 katliamı, ve bunu isyan diye tanıtıp bizi yine horlamaları, bizi dinsizliklen suçlamaları, dilimizi aşağılamaları, bizi 1938den sonra hayatın hemen hemen her alanında desteksiz ve korumasız bırakmaları, ve sonra politik grupların varlığını bahane ederek bizi köylerimizden sürmeleri, hayatı ve toplumsal yapıyı altüst etmeleri, felç etmeleri, bu yıkım, bu çürük zemin ve korku zemini üzerine devam eden sürekli şiddet, çok yönlü şiddet, hem devletin birimlerini tarafından uygulanan şiddet ve hemde buna karşı kurulan/direnen, ama yine şiddet uygulayan politik gruppların şiddeti. Ve bunların arasında kalan bizler!
    İşte yıllardır, bu şiddet çemberinden, bu korku çemberinden, bu şüphe çemberinden bir türlü çıkamıyoruz, toplum olarak çıkamıyoruz, birey olarak çıkamıyoruz!

    Evet, Siz de fikirlerinizi yazın, bu şeytan çemberini hep birlikte anlayalım.

    (K. Sur)

    Cevapla
  16. M. Zazahan 31/07/2013 de 20:45

    DUZGUN BABA değil,

    D U Z G I N BAVA !

    Cevapla
  17. M. Zazahan 31/07/2013 de 20:30

    Xavaçur (Xovaçor) arkadaş, iyi sinirlisin, yukarda sıraladıkların bu sorunlar da çok önemli, Dersim çok yanlı tehdit altında, bu aşağda sıraladıklaraına:

    Diyorsun: “şimdi ben size sorayım ,uyuşturucu satanları teşhir edin isimlerini yazın,ormanları bir kaç kuruş için kesip satan ları teşhir edin yazın,madenleri önünü açmak için canı gönülden çalısan alçakları ın isimlerini yazın teşhir edin ,bir kaç kuruş uğruna gençlerin kanına giren alçakları yazın teşhir edin,hiç çalışmadığı halde geçim kaynağı olmadığı halde nerden geldiği belli olmayan paralarla zevk sefa süren itleride yazın teşhir edin ,siz kendini zi ne sanıyosunuz nerde yaşıyorsunuz”

    Bu konularda sen yazarak, bilgilerini aktarak bu sayfaya katkıda bulunursun! Çok iyi olur!

    O Zaman bu sıraladıkların ve Dersimi tehdit alan bu görünrn ve görünmeyen pençeler daha iyi anlaşılır!
    Politik terör, Politik şiddet, Politik katliamlar bu
    tehtitlerden biridir ve şimdilik en önemlisidir!

    Cevapla
  18. Duzgun Bava 31/07/2013 de 20:12

    Allah aşkına xavaçur gibi okur yorumlarına onaylamayın.
    Sahtekarlığın bini bir para bunlarda, uyuşturucu demiş, ey yüzü kara, TİKKO neden bölündü 1994 yılında, MKP kanadının çıkardığı Partizan dergisinin 18. saygısını al oku da, örgütünüzün yönetici kadrolarının nasıl uyuşturucu işi yaptıklarını, eroin işinden dolayı nasıl birbirinize girdiğini isim isim görün.
    Artık eskisi gibi gelip Dersimli öldürüp gidemezsiniz.
    Dersim’de hiç devlet görevlisi öldürdünüz mü son on yıldır, ama siz son on yıldır sadece Dersimli öldürdünüz, dövdünüz, hakaret ettiniz.
    sizin gazetelerinize bizler eleştiri yazısı yazabilir miyiz? sizin yazdığınız bu hakaret gibi size orada değil hakaret küçük bir eleştiri kırıntısında bulunabilir miyiz?
    utanın utanın.
    İbrahim Kaypakkaya’nın kemiklerini sömürerek, İbrahim gölgesine sığınarak devrimci olduğunuzu sanıyorasanız yanılıyorsunuz.
    Özeleştiri verin.

    Cevapla
  19. xavacur 31/07/2013 de 12:15

    yorumumu yayınlamamanızdan tc ye hizmett ettinizi anlıyorum dersim de siz de varsınız ve siz oldukça bizlerde olacağız

    ansız ölümlere yar olduk

    kuruynca yeşeren bağlar

    kimimiz düşmana yem oldu

    sağlara mesken oldu dağlar

    EDİTÖRÜN NOTU:
    bizler halkın yanındayız, halka şiddete karşıyız, Dersim halkında ajan yoktur, bin yıl önce sizler yoktunuz bizler direnirdir, 1970 öncesi de Türkiye’nin en dik başlı bölgesiydik, Mustafa Kemalin cumhuriyetine de tek direnendik. sizler bize TC’nin hizmetindesiniz demişseniz doğrudur.

    Cevapla
  20. xavacur 31/07/2013 de 10:57

    bunların ağzından’demokrasi devrim ve bazen de ‘sosyalizm’ kelimeleri düşmüyor. bunların asli görevi,bu kavramların arkasına saklanarak, ayrımsız,bütün devrimci hareketlere saldırmak, karalamak, yıpratmak,sizin işiniz sanırım
    bunlar, küfür kullanmıyorlar saldırırken (çünkü isimleri belli) ama yaptıkları hakaret ile, küfür edenlerin önünü de açıyorlar,küfür ve hakaretleri… ‘demokrasi’ ve ‘sosyalizm’ cilasıyla bol bol yayınlıyorlar. şimdi ben size sorayım ,uyuşturucu satanları teşhir edin isimlerini yazın,ormanları bir kaç kuruş için kesip satan ları teşhir edin yazın,madenleri önünü açmak için canı gönülden çalısan alçakları ın isimlerini yazın teşhir edin ,bir kaç kuruş uğruna gençlerin kanına giren alçakları yazın teşhir edin,hiç çalışmadığı halde geçim kaynağı olmadığı halde nerden geldiği belli olmayan paralarla zevk sefa süren itleride yazın teşhir edin ,siz kendini zi ne sanıyosunuz nerde yaşıyorsunuz ,tikko ile pkk seçim ittifakı yapıyormuşş günaydın,bunu bir çok defa zaten yaptılar bdp partizan emep dhf seçim ittifakı yapmıstır . histeri nöbetine tutulmuş gibi ağızlarından köpükler gelircesine devrimcilere saldıran zaatlar.

    EDiTÖRÜN NOTU: sayın okurumuz, bu sayfa tamamen gönüllü insanlardan ve çalışanlardan oluşur, hiç birimiz internet başında hangi okur ne yorum yapmış yayınlayalım gibi bir zamanımız yok. Siz de yazmak isterseniz, gazetemizin ilkelerini okuyun ve hemen yazmaya başlayın, size bir şifre gönderiliyor ve yazılarınızı kendiniz yüklüyorsunuz.
    prensibimiz nettir, kod isimle yazı yazamaz kimse, ölüm ve idam cezasını savunamaz.
    Merak etmeyin, bizler sizden daha çok devlet ve faşizm karşıtıyız. Uyuşturucudan bölünen bir devrimci örgütümüz vardı, yazdılar isimlerini. Gözaltında kayıplar ve ölümler hangi güçten gelirse gelsin karşıyız, bizler Dersim halkını şiddete karşı savnuyoruz, haklıysanız haklılığınızı ortaya koyun, hasta bir adamı kaçırıp dağ dağ gezdirmek size 12 Eylül’de babalarımızı alıp Dersim dağlarında gezdiren kulaksız osman yüzbaşıyı hatırlatmıyor mu?
    Bu haberi doğru okumak devrimci hakereti geliştirir, yeniden halkın gönlünde taht kurar, ama sizler bu devlet ve polisiye yöntemlerle Dersim insanını kıran anlayışı savunmanız, bizlere hakaretler etmeniz, taraftarlığını yaptığınız örgütünüzü halkın nezdinde küçük düşürür.
    Buyur ilkelerimiz ortada o ilkeler dışında yayın yapılırsa kapınızı çalın, yok şiddete ve ölüm cezasına karşıysanız siz de bu gazetede yazabilir, haber yayınlayabilirsiniz.

    Cevapla
  21. Usaro Newe 30/07/2013 de 10:20

    Bu devrim, devrim, devrim ….
    hikayeleri Dersimi yiyor!
    Bu devrim Dersimi yiyor!

    Bugüne kadar öldürülen Dersimlilerin,
    Veli Sarısaltık, Cemal Beyazgül ve diğerlerinin katledilişi,
    muhtarların, emekçilerin, Alevi Pirlerin katledilişi
    İbrahim Kaypakkayanın katledilişinden daha mı az vahşi, daha mı az dramatik, daha mı az kahpe?
    Bu nasıl devrım,
    bu devrim Dersimi yiyor,
    bu devrim Dersimi bitiriyor!

    Cevapla
  22. Vengdar 30/07/2013 de 10:10

    Olvazo ke itade eve namê Bahtaryanlı ra nusneno, eyre ju pers:
    Bahtaryanlı çıko?

    Dersiım de aşira Behtiyaru esta (Baxtiyar, Baxtêyar, Behtêyar esta), u waxt vanê Bextiyarız?

    Baht: talih, baht
    Bahtiyar: bahtı yar, bahtı iyi, mutlu, iyi talihli

    Çoka perskon: Bahtaryan, Bahtaryanlı çıko?

    Cevapla
  23. Cafer 30/07/2013 de 00:56

    Söyleyebilecegim tek şey bu sese kulak verenlerin çogalması umuduyla ! Tikko Süleyman Cihan’dan ve beraberindeki bir çok saygı duyulacak insandan sonra “Tunceliyi (Dersimi ) İnsansızlaştırma Köylüleri Kovma Ordusu” olarak bu güne geldi.Pek inandırıcı olmasada kısmende olsa bu barış süreci olumlu bir aşamaya gelir umuduyla, gerek metropollerde ve gerekse ülke dışındaki bir çok Dersimlinin hayalini kurdugu hiç degilse Kutsal saydıgı ve benim diyebilecegim dünyadaki tek toprak parçası ve Dersim dışındaki bir çok Kızılbaşın Kâbesi gördüğü o toprakta yine bir Çıla yakacagı KOZiK yapma hayali taksici Beyazgül’ün öldürülmesiyle umutlar yine karardı.Sanki birileri bu topraklara dönemezsiniz mesajı veriliyor. Dersim Kızılbaş gelenegine sahip çıkmak ve inatla devam ettirmek ancak bunlara dur diyebilir.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10.275 kere okundu

Widgetized Section

Go to Admin » appearance » Widgets » and move a widget into Advertise Widget Zone