Türkiye’de ilklere imza atan Dersimliler – Hüseyin Sevinç

Türkiye’de ilkleri yaşatan Dersimliler

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı «ADALET» yürüşü Cumhuriyet tarihinde bir ilk sayılır. «İlk sayılır» belirlemesini bilinçli olarak yazıyorum. Zira Dersimlilerin ilkleri çoktur. Cumhuriyet’in ilk kuruluş yıllarında yürürlüğe konmak istenen zorbalıkları ve hukuk dışılıkları anayasal hüküm sayan «Takrir-i Sükûn» kanunu (4 Mart 1925)  tartışmalarında da Dersimliler bir ilki başlatmıştı.

 

Burada bu ilklerin bazılarından söz etmek istiyorum. Feridun Fikri  Düşünsel, Kamer Genç ve Kemal Kılıçdaroğlu. İlk ikisi dönemin Dersim Milletvekilleri, Kemal Kılıçdaroğlu bir Dersimli ve bir çok dersimlinin gönlünde «doğal vekil» olarak kabul gören bir Parti Genelbaşkanı ve Milletvekili.

 

Takrir-i Sükun Kanunu

 

4 Mart 1925 günü Hükümetin Meclise sunduğu ve kabulünü istediği meclis oturumunda Takrir-i Sükun Kanunu hakkında bir ilki dönemin Dersim Vekili  Feridun Fikri Bey (Düşünsel) o koşullar ve ortamda (?) Adalet ve Hukuku savunarak başlatmıştı.

 

Meclise sunulan yasa hazırlayıcılarından dönemin Adelet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt hararetli konuşmasıyla, yasanın hukuku savunduğunu, anayasal hükümlere ters olmadığını iddia ediyordu. Ve konuşması sık sık alkışlarla kesiliyordu.

Dünyada huzur ve sükûn tabiri kadar hududu geniş bir tabir yoktur. Nereden başlayıp nerede bittiği malûm olmayan başka bir mefhum var mıdır?

MAHMUT ESAT BEY  – “Burada teklif ettiğimiz kanunun mahiyeti umumiyesi itibariyle soruyorum, vicdanlarınıza hitap ederek soruyorum, kavanini hazıradan, (devletin var olan idari kaidelerinden-ben) demokrasi prensiplerinden, Teşkilâtı Esasiyenin hangi noktasından dışarı çıkılmıştır?” diye söylevlerde bulunuyordu.

 

Feridun Fikri Düşünsel. İkinci dönem TBMM’ne Dersim milletvekili seçildi (1923-1927). Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı.

Beklenmedik bir anda dönemin Dersim Milletvekili Feridun Fikri  (Düşünsel) Bey kürsüye çıkıp suskunluğu bozuyor, bir muhalif olarak ilk tartışmayı başlattı. Yasanın adalet ve hukuku içermediğini anayasa’ya ters hükümler içerdiğini ve bu kanuna lüzum olmadığını savundu.

 

Dönemin Dersim Vekili’ni dinleyelim. Uzun konuşmalarından bazı pasajları aşağıya aktarıyorum:

 

FERİDUN FİKRİ BEY’in (Dersim) – Hangi memlekette böyle bir kanun vardır? sorusuna

 

HAMDULLAH SUPHİ BEY (İstanbul) – Hangi memleket senin memleketinin vaziyetindedir? diye cevap geliyordu.

 

FERİDUN FİKRÎ BEY (Devamla)  … “Müsade buyurunuz muhterem arkadaşlar! Cumhuriyetimizde böyle bir maddeye yer olmamalıdır. Çünkü nizamı içtimaî tabiri seyyaldir, içinden çıkılamaz.”

 

“Bütün faaliyetler bu kanunun dairesi dahilinde ithal edilecek olursa, o zaman memlekette Teşkilâtı Esasiye Kanununun Hukuku âmme faslında vatandaşlara temin edilen faaliyet, hürriyet nerede kalır? Efendiler! Cumhuriyet ve hâkimiyeti milliye idaresinden maksat, bütün evlâdı vatanın emniyet ve huzurudur. “

 

“Hükümetin bu gibi hususatta hakkı takdirini istimal etmesi demek, (kullanması yani bu hakkın hükümete verilmesi-ben) herkesin ferdasından (geleceğinden-ben) emin olmaması demektir… Dünyada huzur ve sükûn tabiri kadar hududu geniş bir tabir yoktur. Nereden başlayıp nerede bittiği malûm olmayan başka bir mefhum var mıdır? Huzur ve sükûn efendiler, buna ne girmez? Açın bütün dünyadaki hükümet tarihini, açın tarihi siyasiyi, dünyada bütün hükümatı keyfiye olanca icraatını, olanca yanlış harekâtını huzur ve sükûn kapısından, kaidesinden içeriye sokmuşlardır.” Bu arada TUNALI HİLMİ BEY (Zonguldak) – “Sen de uslu otur çocuğum!” diye bağırıp tehditler savuruyordu.”

 

“… Binaenaleyh bu kanunun bu ibaratını, Teşkilâtı Esasiye Kanununun Hukuku âmme faslında vatandaşlara bahşolunan hukuku âliyesini, azamî surette takyit eder mahîyette görmekteyim ve Cumhuriyetin, hâkimiyeti milliyenin ruhuna tamamen muhalif görüyorumTahkit etmek: (kısıtlamak-ben) demektir.”

 

“… Emniyet kelimesi de var. Dünyada emniyet kelimesini, bir hükümetin bir icra makinesinin eline tevdi ederek bunun arkasından faaliyeti beşeriyeyi, teşkilât, tahrikat, teşvikat, teşevvüşat ve neşriyat diye tahdit etmek doğru değildir.”

 

“Efendiler! İnsanların zihninden geçen fikri bile bunun şümulüne ithal etmeye (kapsamına almak-ben)  imkân vardır”

 

Dersim mebusu Feridun Fikri Bey “Efendiler, insanların zihninden geçen fikri bile bunun şümulüne ithal etmeye (kapsamına almak-ben)  imkan vardır” diye uyararak Meclis kürsüsünden şöyle diyordu:

 

“Dünyada, huzur ve sükun tabiri kadar hududu geniş bir tabir yoktur. Nereden başlayıp nerede bittiği malum olmayan başka bir mefhum var mıdır? Huzur ve sükun, efendiler, buna ne girmez? Açın bütün dünyadaki hükümet tarihini, açın tarihi siyasiyi, dünyada bütün hükümatı keyfiye olanca icraatını, olanca yanlış harekatını huzur ve sükun kapısından, kaidesinden içeriye sokmuşlardır.”

 

12 Eylül Anayasası ve idamlar

 

Ve Kamer Genç…

İdamın sağcısı, solcusu olmaz, prensip olarak idama karşıyım

1982 yılında Danışma Meclisi’nin yaptığı Anayasaya „HAYIR“ diyeceğini ilan ederek ilk Hayır kampanyasını başlatan kişi sıfatını kazandı.

 

Kamer Genç. 1983’te siyaseti sürdürme kararı aldı. Tunceli’den bağımsız milletvekili adayı olmaya karar verdi. Ama Danışma Meclisi’nde kızdırdığı askerler tarafından adaylığı veto edildi. Daha sonra ölümüne kadar (22 Ocak 2016) bağımsız ve değişik partilerden (SHP-CHP-DYP) Dersim Milletvekili olarak siyasi hayatına devam etti.

„İdamın sağcısı, solcusu olmaz, prensip olarak idama karşıyım diyerek 12 Eylül döneminin idam fermanlarına ilk bayrak açan dönemin ilk şahsiyeti oldu.

 

„Yakın tarihteki idamları incelediğim ve idamlara oy verenlerle konuştuğum yazı dizisini (Yargılı İnfazlar/ Türkiye Tarihinde İdamlar adıyla kitaplaştı.) hazırlarken Danışma Meclisi’ne gelen idam dosyaları ile ilgili olarak Kamer Genç’le de konuşmuştum. (Türey Köse)

 

„Anımsayalım, anımsatalım: 3 Mart 1982 tarihinde Danışma Meclisi’nin önüne ilk idam dosyası, Mehmet Ali Ağca Hakkındaki Ölüm Cezasının Yerine Getirilmesine Dair Kanun Tasarısı gelir. İnfaza onay verilmesi yönünde konuşmalar yapılır. 131 üye idama “evet” der, sadece Kamer Genç “hayır” oyu kullanır. … O  ortamda, darbe ikliminde kolay değildir bu oyları kullanmak…“

 

Kendisinden dinleyelim:

 

“Terör atmosferi vardı. O günlerde generaller çıktı, çok ağır laflar söyledi. Ben aslında tereddüt içindeydim. Mehmet Ali Ağca  malum kişi, faşist bir adam. Biz sosyal demokrat insanlarız. Ancak tehdit havasında konuşmalar olunca, ilkeler adına ben de çıktım ret oyu verdim. Danışma Meclisi’nde çıkıp tek başıma ret oyu kullanınca millet bana selam vermedi. Oylamanın olduğu gün akşam üzeri hanımla bir kokteyle gidecektik. Hanımla oyum hakkında konuşmamıştım. Arabada giderken radyo 19.00 haberlerini verdi, bir üye karşı oy kullandı, diye. Hanım ‘o akılsız kim’ dedi. O da çok huzursuzdu.” (Türey Köse)

 

Günümüzde idam seslerinin yükseldiği bu dönemde, tarihin değişik dönemlerinde Dersimli Vekillerin bütün tehlike ve belalara rağmen gösterdikleri bu tavır özellikle bizim için önemlidir.

 

Ve Kemal Kılıçdaroğlu…

 

AKP’nin adaletsizliğine karşı itiraz ve Adelet Yürüyüşü

 

„Kılıçdaroğlu da sadece elinde “adalet” yazılı bir afişle yarın Ankara Güven Park’tan yürüyüşe başlayacağını açıkladı. Ancak CHP genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada, ne halkı kendisine katılmaya çağırdı, ne de bunu bir “CHP eylemi” olarak lanse etti. CHP Lideri sadece “yarın 11’de Güven Park’ta olacağım” dedi ve adalet sağlanana kadar yürüyeceğini ifade etti.“ (Türkiye Basını, 14 Haziran 2017)

Biz bu yürüyüşü ülkemizde birlikte yaşamayı, barışı, huzuru egemen kılmak için yapıyoruz. (K. Kılıçdaroğlu)

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Haziran 2017 günü Ankara Güvenpark’ta adalet yürüyüşünü başlatan bir Dersimli…

Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Haziran günü saat 11:20’de Ankara Güvenpark’ta yürüyüşünü ADALET başlatarak Türkiye tarihinde yeni bir ilki başlatan bir başka Dersimli lider oldu. Bu kendi boyutunda Türkiye tarihinde yine ilke atılmış bir imzadır.

 

Türkiye solunun bir bölümü, bu yürüyüşü hedef ve amaçlarını okuyamadı veya anlamamakta direndi. Solun çapsızlığınından kaynaklanan bu durum, beni şaşırtmadı. Bu kervana bir kısım Dersimli abimizin, şahsiyetin veya örgüt kurmuş, örgüt yönetmiş tabir caizce „eski kulak“ Dersimlinin de dahil olmasını bir başka garabet sayıyorum.

 

Buna travmatik toplumların doğal sonuçlarıdır diyerek kaçamayız. Dersimlilerin bilinç çarpıtılmasına örneklerdir aslında. Yüzlerce akıl, ideoloji, siyaset, bilincimizi hakikaten dumura uğrattı. Olaylara soğukkanlı ve akılcı bir ruh hali ile yaklaşma kemaletimizi elimizden aldı.

 

Böylesi dumura uğramış, yönlendirilmelerin kucağında esir bir akılın, olaylara sağlıklı bakacağını, onu anlama ve analiz etme kabiliyetinde bulunacağını kim söyleyebilir ki…

 

Bu ortamda ve bu içerikte bir yürüyüş doğru mudur, değil midir? Bu soruya, Kılıçdaroğlu’nun başlattığı adalet yürüyüşüne karşı çıkan kesimler bir türlü cevap vermekten kaçıyor ve olayı başka boyutlarda tartışmaya çekmeye çalışıyorlar. CHP’nin tarihsel günahlarını tek tek saymaya çalışırken yine günümüze gelemiyorlar. Bu tavrın doğruluğu veya yanlışlığını tartışmaktan kaçarak yine havanda su dövmeye devam ediyorlar.

 

Yazık!..

 

Kılçdaroğlu yürüyüşünü bir fert olarak, bir vatandaş olarak başlatacağını söyledi mi, söylemedi mi? Bu kararın CHP’nin kararı olmadığını, bu eylemin CHP eylemi olarak gösterilmemesi gerektiğini ifade etti mi, etmedi mi?..

 

Neden bunu anlamaktan ısrarla kaçıyor insanlar, amaçları ne, çözüm önerileri ne sahi öğrenmek istiyorum.

 

Bu eyleme ve biçimine yönelik iktidarın, MHP’nin, Doğu Perinçek’in tavrına ortak olduklarını; aynı kulvarda yürüdüklerini gören ve sorgulayan var mı acaba?..

 

Hüseyin Sevinç, 19.06.2017

(Visited 246 times, 1 visits today)

Yanıt Türkiye’de ilklere imza atan Dersimliler – Hüseyin Sevinç

  1. ibrahim akarcay 22/06/2017 de 01:11

    bunlar bir ALEVI MILLETININ MESUBLARIDIR bunlar ALEVIDIR demek sizi nicin k0rkutuy0r?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

630 kere okundu

Widgetized Section

Go to Admin » appearance » Widgets » and move a widget into Advertise Widget Zone